İlk Karşılaşmalar
Yolculuktan yorulmuş ve aklı onu bekleyen yorucu müsabakada olan genç adam kalabalık trende boş bir koltuk arandı. Tıknaz cana yaşlı bir adamın yanına yerleşirken, sırtını sallanarak gitmekte olan trenin duvarına dayadı. “Seni bir yerden tanımıyor muyum ben?” diye sordu yanındaki yaşlı adam. Genç adam içini çekerek yanındaki kırışık yüze baktı. “Sanmıyorum”. “Evet, emininki seni tanıyorum” dedi yaşlı adam. “Adın nedir?”. Genç adam oturuşunu “dikleştirdi ve yeni yoldaşına doğru döndü. Yaşlı adama delici bir bakış atarak yanıtladı; “Kenshiro Abbe, Japonya Judo şampiyonu”. Yaşlı adam gülümsedi. “Ah, evet. Biliyordum seni daha önce gördüğümü”. Tekrar koltuğuna yayılırken “Lütfen, şimdi sessiz olabilir misin artık” diye sordu Abbe. “Bir müsabakaya gidiyorum ve dinlenmem gerekiyor”. “Tabiî ki” dedi yaşlı adam. Fakat tren kıvrılan raylar üzerinde yolculuğuna devam ederken yaşlı adam konuşmayı kesmedi. Sonunda Abbe tekrar dikilip ona yüzünü dönene kadar, ardı arkası kesilmeden monoton konuşmasına devam etti. “Sessiz ol yaşlı adam” dedi. “Uyumam gerekiyor”. “Eğer ben sadece yaşlı bir adamsam ve sende böyle büyük bir Judo şampiyonuysan, belki parmağımı kırabilirsin. Devamı için »
Aikido’ya ya da başka bir Japon savaş sanatına başladığınızda sizi iki ananevi âdet bekler. Bunlardan biri “rei” dir ki bu, oturan ya da ayakta duran birine eğilerek selam vermektir. Oturduğunuz yerdeyken iki elinizin avuçlarını önünüzde yere koyar, derinlemesine öne eğilirsiniz. Ayaktayken ise belden öne eğilirsiniz. Grup halindeyken ise çalışmaya başlamadan önce ve çalışma sonunda, fert olarak partnerinize teşekkür veya selamlama amacıyla, eğilerek selam veriyoruz. Dojoya giriş çıkışta da eğilerek selam verilir. Taijutsu (silahsız tekniklerde oturarak selam vermeyi, bokken (kılıç) veya jo (sopa) ile çalışırken de ayakta selam vermeyi kullanırız. Diğer âdet ise “seiza”dır. Ayaklarınızın üstüne oturup diz çökersiniz. Bu oturuş tarzına seiza diyoruz. Seiza sadece yeni başlayanlar için değil pek çok ilerlemiş öğrenci için dahi oldukça rahatsız bir oturma tarzıdır. Ben sınıflarımda siyah kuşak harici öğrencilerime bunu zorunlu tutmuyorum. Bu oturuş tarzı ile ayak bilekleri ve dizlerin esnetilmesi, dizden aşağı bölgede uygun kan dolaşımı hedeflenir. Bu yönden eğitimin bir parçasıdır ama zorunlu bir hareket değildir. 