<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aikido Teknikleri, Aikido Dojoları &#187; Aikido Makaleleri</title>
	<atom:link href="http://www.aikidoteknikleri.com/aikido/aikido-makaleleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.aikidoteknikleri.com</link>
	<description>Anlatımlı aikido, jo, bokken ve el teknikleri ile beraber eğitimleri, felsefesi, seminerleri ve dojoları hakkında temel bilgiler içermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 05:49:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Türk Aikido Ustaları</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/turk-aikido.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/turk-aikido.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 06:13:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido sensey]]></category>
		<category><![CDATA[en büyük danlı aikido ustası]]></category>
		<category><![CDATA[türk aikido ustası]]></category>
		<category><![CDATA[türk aikidosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de aikido nasıl başladı?, Türk aikido ustaları kimlerdir? Sanırız bu soruyu aikido antrenmanlarına yeni başlayan her öğrenci en az bir kez kendine sormuştur. İşte bu sorunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz. Türk Aikido Ustaları; Aşağıda halen faal olarak aikido eğitimi veren Türk aikidosuna katkıları bulunan Türk aikido ustalarını bulacaksınız. (Sıralama rastgele yazılmıştır.) 1-) Ali San sensei (6.dan): [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double;" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/5_1_lrg.jpg" alt="Türk Aikido Ustaları" width="125" height="151" align="left" /></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;de aikido nasıl başladı?, Türk aikido ustaları kimlerdir? Sanırız bu soruyu aikido antrenmanlarına yeni başlayan her öğrenci en az bir kez kendine sormuştur. İşte bu sorunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türk Aikido Ustaları</strong>; Aşağıda halen faal olarak aikido eğitimi veren Türk aikidosuna katkıları bulunan Türk aikido ustalarını bulacaksınız. (Sıralama rastgele yazılmıştır.)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1-) Ali San sensei (6.dan):</strong> Kumagai Shihan’ın ilk öğrencilerinden olan Uludağ Sensei de 1982 yılından bu yana Aikido çalışmalarına aralıksız olarak devam etmektedir. Savaş sanatları eğitimine 12 yaşında Taekwondo ile başlayan Uludağ Sensei, 1982 yılına kadar Korean Karate, Çin Boksu, Shotokan Karate, Kai Koshin Kai Karate başta olmak üzere pek çok savaş sanatını çalışıp, eğitmenlik yapmıştır. <span id="more-1083"></span>1982 yılında Kenji Kumagai Shihan’ın Türkiye’ye gelerek, Aikido çalışmalarına başlamasına öncülük eden grubun içinde yer almış, Türkiye’nin ilk aikidocularından birisi olmuştur. Bu tarihten sonra Kumagai Shihan ile birlikte Aikido çalışmalarına ağırlık veren Uludağ Sensei, 2003 yılında 5. dan seviyesine yükseltilmiştir. Uludağ Sensei, kurduğu Türkiye Aikikai Organizasyonu ile yurt içinde ve yurt dışında Aikido ile ilgili faaliyetlerini yürütmektedir. Merkezi İstanbul’da olan Organizasyon, Ankara ve İzmir’de Uluslararası Aikikai Vakfı (Honbu Dojo) ve Uluslararası Aikido Federasyonu’na bağlı olarak pek çok spor salonu ve üniversitede öğrenci yetiştirmektedir. Uludağ Sensei, 2004 yılından beri gönüllü olarak Aikido Humanitarian Active Network’ün (AHAN) Türkiye Genel Koordinatörlüğü görevini yürütmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="238" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/130615763646887" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="238" src="http://www.facebook.com/v/130615763646887" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2-) Nebi Vural sensei (6.dan): </strong>29 Eylül 1951 de Ardahanın Çıldır ilçesinde doğdu. 15 yaşında savaş sanatları çalışmaya başladı, 1973 yılında Nobuyoshi TAMURA  Sensei ile birlikte Aikido çalışmaya başladı. 26 senedir fransada yaşayan Nebi vural, FFAB’de CEN(Charge D’enseignement National) ve Avrasya Aikido Organizasyonu’nun Teknik Direktörlüğü görevlerini sürdürmektedir. Her ay bir kez Fransa dışında farklı birçok ülkede dersler veren Nebi Vural Sensei, haftada iki gün kendi Blois Dojo’sunda eğitim vermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/130619876979809" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/130619876979809" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3-) Mustafa Aygün sensei (6.dan): </strong> Mustafa Aygün sensei tarafından yazılan bir nevi özgeçmiş olan makaleyi okumak için <a rel="nofollow" href="http://www.unitedaikido.org/index.php/site/maygun/bir_ceit_oezgecmi/" target="_blank">burayı tıklayınız</a>.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/130750216966775" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/130750216966775" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4-) İhsan Özgün Sensei (6.dan): </strong> Kendisi Türkiye &#8216;nin ilk Aikido&#8217;cularından olup, Aikido&#8217;ya 1983 yılında Kenji Kumagai ile başlamış, 1983-1989 yıllarında 6 sene Kenji Kumagai ile kesintisiz Aikido çalışmış ve Türkiye&#8217;de Aikido&#8217;nun gelişmesinde büyük katkıları olmuştur. 1983 yılından beri Aikido çalışmalarını aralıksız sürdüren ve Aikikai-Tokyo Hombu Dojo&#8217;nun Shihan (usta öğretmen) ünvanını verdiği İhsan ÖZGÜN, 6.Dan diplomalıdır. Kendisinin ayrıca 8 yıllık judo geçmişi vardır.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/131200706921726" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" src="http://www.facebook.com/v/131200706921726" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5-) Lemi Bağdatlılar Sensei (5.dan): </strong> Lemi Bağdatlılar savaş sporlarına olan ilgisi yüzünden 1970 yılında Masutatsu Oyama tarzı Kyokushinkai karate ile ilgilenmeye başladı. Yalnız çalıştığından, Tamashiwari ve Kata da ilerledi. Bu yıllarda Japon kültürü ile ilgilenmeye başladı. Daha sonra dört yıl Japonya’ da yasayan bir akrabasının teşviki ile 1972 yılında Aikido ya başladı. Bu yıllar kitap, belgesel araştırmalarına dayanan bireysel çalışmalar ve diğer sporlarla ilgilenen arkadaşları ile yaptığı Aikido çalışmaları ile geçmiştir. 1973 yılında İstanbul da Bayram Paşa Belediyesi’nin teşviki ile binanın altındaki solonda kurulan izcilik ve gençlik ve spor genel müdürlüğü izcilik ve boş zamanları değerlendirme müdürlüğünün açtığı kursta altı ay AIKIDO dersi verdi. 1978 e kadar Aikido yu tanıtıcı çalışmalar ve bireysel Aikido Çalışmaları yaptı. 1978 yılında askerlik hizmeti sırasında Heybeli ada Dz. Harp. Ok. Kom. da, tüm adalar Polis personeline açılan, ST. 21 / 150 yakın dövüş kursunda, tüm Adalar Polis personeline, ST. 21 / 150, yakın dövüş ve Aikido dersleri verdi. Daha sonra arkadaşı Ahmet Berkol’un spor salonunda 1982 yılında AIKIDO dersleri vermeye başladı. Bu yıl Japonya’ya Uluslararası Aikido Federasyonu Aikikai’ ye bir mektup yazarak kendini ve çalıştırdığı gurubunu tanıttı. Daha sonra 1983 yılı başında bir mektup daha yazdı. Bu mektuplara istinaden, 1983 Haziranında hocası Kenji Kumagai  ile tanıştı. Ve altı yıl süren yoğun bir çalışma temposuna girdi. 1995 yılında hocası Japonya’ya döndü. Lemi Bağdatlılar bundan sonra Aikido çalışmalarına ders vererek devam etti. 1999 yılında İhsan Özgün ve Yusuf Akyurt ile birlikte Aikido Federasyonunun kuruluş çalışmalarını yaptı.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/130835746958222" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/130835746958222" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6-) Yusuf Akyurt Sensei (5.dan): </strong> 1984-1985 yılları arasında Türkiye de görev yapan bir Japon firmasının Genel Müdürü &#8220;Kenji Kumagai&#8221; tarafından Aikido Sporuna ve ülkemize kazandırılmış Yusuf Akyurt Sensei siyah kuşak 5. Dan sahibi Aikido eğitmenidir.</p>
<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="266" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/131497470225383" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="266" src="http://www.facebook.com/v/131497470225383" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7-) Aytekin Karaca Sensei (5.dan): </strong>1980 Yılında Kung-fu(Wushu) sporuyla başlayıp 2. Dan &#8216; a kadar yükselmiştir 1986 yılında Aikido’ya Ali ULUDAĞ’la başlayıp uzun yıllar Kenji KUMAGAİ Senseiyle çalışma fırsatı yakalamış ve hala aralıksız devam etmektedir.Bu çalışmalarına Asıhara Karate’yi de ekleyip Karate de 4. Dan’a yükselmiştir.1980-1990 Yılları arasında vuruşlu sistemde müsabakalara katılmış ve dereceler yapmıştır. Aikido da 5.Dan 2.Kademe antrenördür.</p>
<p style="text-align: center;"><object width="320" height="240" ><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://www.facebook.com/v/134824649892665" /><embed src="http://www.facebook.com/v/134824649892665" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="240"></embed></object></p>
<p><em><strong>Türk Aikido Ustaları yazısı devam edecektir&#8230;</strong></em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/turk-aikido.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aikido Stilleri</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-stilleri.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-stilleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 03:40:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido izle]]></category>
		<category><![CDATA[aikido stilleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=1002</guid>
		<description><![CDATA[Aikido&#8217;nun kurucusu O&#8217;sensei Morihei Ueshiba&#8216;dan sonra bir çok aikido stilleri ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelmiştir. Aşağıda günümüzde halen yaygın olarak çalışılan aikido stilleri bulunmaktadır. Aikikai Aikido : Bu stil, o&#8217;sensei çocukları tarafından devam ettirilen ve dünyada bir çok dojoda öğretilen öğrenim aşamalarının o&#8217;sensei&#8217;den sonra yumuşatılan bir sistemdir. Ayrıca bu dojolar aikikai federesyonuna bağlıdırlar. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p><img style="border: #cccccc 9px double;" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido-stil.jpg" alt="Aikido Türleri" width="125" height="157" align="left" />Aikido&#8217;nun kurucusu <a href="http://www.aikidoteknikleri.com/morihei-ueshiba.html">O&#8217;sensei Morihei Ueshiba</a>&#8216;dan sonra bir çok aikido stilleri ortaya çıkmış ve günümüze kadar gelmiştir. Aşağıda günümüzde halen yaygın olarak çalışılan aikido stilleri bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Aikikai Aikido</strong> : Bu stil, o&#8217;sensei çocukları tarafından devam ettirilen ve dünyada bir çok dojoda öğretilen öğrenim aşamalarının o&#8217;sensei&#8217;den sonra yumuşatılan bir sistemdir. Ayrıca bu dojolar aikikai federesyonuna bağlıdırlar. Bu federasyonun merkezi tokyodaki hombu dojodur. Türkiye&#8217;de yaygın olarak bu stil çalışılmaktadır.<span id="more-1002"></span></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Aikikai Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/114628015245662" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/114628015245662" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Combat Aikido</strong>: Bu stil, ülkemizde ve yurtdışında genelde kolluk kuvvetlerine öğretilen, öğrenim aşamasının sert olduğu, asıl amacın zanlıyı minimum zarar ile etkisiz hale getirmeye çalışıldığı bir aikido türüdür.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Combat Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/107688242606306" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/107688242606306" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Real Aikido:</strong> Sırp aikidoka Ljubomir Vračarević  tarafından kurulmuş olan savaş sanatıdır.  aikido, judo, jujutsu&#8217;nun tekniklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuştur. Genel anlamda aikido felsefesi ve dan/kyu sistemine sahiptir. Türkiye&#8217;de <a rel="nofollow" href="http://www.realaikidom.tr.gg" target="_blank">Sensei Mehmet Yılmazsoy</a> ve <a rel="nofollow" href="http://www.realaikido.net/" target="_blank">Sensei Çoşar Çoşkun</a> tarafından eğitimleri yapılmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Real Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/118728628168934" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/118728628168934" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Kobayashi Aikido:</strong> Hirokazu Kobayashi tarafından kurulmuştur, Aikikai aikido arasında suwariwaza ve jo-bokken tekniklerinde farklılıklar bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kobayashi Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="400" height="300" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/120722474636216" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="300" src="http://www.facebook.com/v/120722474636216" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Tomiki Aikido(Shodokan Aikido):</strong> Kenji tomiki sensei tarafından kurulmuştur. Eğitimlerde ağırlık olarak randori (çoklu saldırı-serbest saldırı teknikleri) ve katalar üzerinde durmaktadır. Bu sistem, teknikleri yapabilme bazında turunuvalar düzenlenmektedir. Bilindiği kadarıyla Türkiye&#8217;de bu stil üzerine dojo bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tomiki Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/106472296061234" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/106472296061234" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><strong>Iwama-ryu aikido:</strong> Saito sensei&#8217;in vefatından sonra dojonun başına geçen oğlu Hitohiro Saito Sensei 2003 yılında aikikai organizasyonundan ayrıldığını ve kendi organizasyonu olan IWAMA SHINSHIN AIKI SHURENKA kurduğunu ilan etmiştir. Iwama ryu aikidosundaki farklılık tekniklerin geçişlerinde vuruşlar vardır. O&#8217;sensein aikidosuna birebir sadık olduğuklarını beyan etmektedirler. Türkiyede <a rel="nofollow" href="http://www.iwama-ryu-tr.org/">Sensei Mehmet Doğu</a> tarafından iwama aikido eğitimi verilmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Iwama Ryu Aikido hakkında video</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="320" height="240" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.facebook.com/v/121058877935909" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="320" height="240" src="http://www.facebook.com/v/121058877935909" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p style="text-align: left;"> Kaynak : <a target="_blank" href="http://www.facebook.com/group.php?gid=116858484992142">Aikidoteknikleri.com Facebook grubu</a></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-stilleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hakama</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/hakama.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/hakama.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 00:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[hakama anlamları]]></category>
		<category><![CDATA[hakama katlama]]></category>
		<category><![CDATA[hakama nasıl katlanır]]></category>
		<category><![CDATA[hakama nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=747</guid>
		<description><![CDATA[Hakama; pantolon etek arası japon geleneksel giysisi olup, Aikido&#8217;da sempailer ve senseiler tarafından antrenmanlar ve gösteriler sırasında giyilmektedir. Çoğu dojo&#8217;da siyah kemerden itibaren giyilmektedir. Yetenekli öğrencilere kahverengi kemerde hakama verilebilmektedir. Hakama, 5 öne 2 arkaya olmak üzere 7 katlamaya sahiptir ve her bir katlamanın taşıdı anlamlar vardır. Aşağıda bu katlamaların anlamları bulunmaktadır; Yuki (Cesaret) : [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/hakama1.gif" alt="Hakama" width="135" height="150" align="left" /><a title="Bkz. Hakama" href="http://www.aikidoteknikleri.com/aikido/aikido-ekipmanlari">Hakama</a>; pantolon etek arası japon geleneksel giysisi olup, Aikido&#8217;da sempailer ve senseiler tarafından antrenmanlar ve gösteriler sırasında giyilmektedir. Çoğu dojo&#8217;da siyah kemerden itibaren giyilmektedir. Yetenekli öğrencilere kahverengi kemerde hakama verilebilmektedir. Hakama, 5 öne 2 arkaya olmak üzere 7 katlamaya sahiptir ve her bir katlamanın taşıdı anlamlar vardır. Aşağıda bu katlamaların anlamları bulunmaktadır;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yuki (Cesaret) :</strong> Yenilgi korkusu olmadan, zorlukların, imkânsızlıkların üstüne gidebilme; korku, acı, tehlike ve belirsizlikle yüzleşebilme yeteneğidir Diğerlerinin bilip de korkudan gidemedikleri yolda yürüyebilmektir. Fiziki olduğu kadar, ahlaki cesareti de kapsar. Kendi etiklerini izleyebilme cesaretidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Jin (Merhamet) :</strong> Aynı zamanda iyi yüreklilik, teveccüh ve yüce gönüllülük anlamlarını da içermektedir. Köken, yaş, cinsiyet, görüş farklılığı veya kusurlarını gözetmeksizin, kişinin başkalarına gösterdiği ilgi ve alakadır. Güçsüzün ve başı dertte olanların yanında durmaktır.<span id="more-747"></span></p>
<p><!-- adman --></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gi (Adalet):</strong> Yükümlülük sahibi olmak ve her durumda adil davranabilmektir. Onur ve doğruluk kavramlarını da içine almaktadır. Onur kavramı, kişinin kendisine ve başkalarına saygı duymasından geçer. Kişinin sözüne, yükümlülüklerine ve ideallerine sadık kalmasıdır. Doğruluk, kolay olduğu için değil, doğru, etik ve ahlaki olduğu için, doğru şeyi yapabilmektir. Sonucu ne olursa olsun, adaletten ayrılmamaktır.</p>
<p><strong>Rei (Nezaket):</strong> Nezaket, kişinin davranışlarıyla, sosyal pozisyonu ne olursa olsun, karşısındakine gösterdiği içten, samimi ilginin bir ifadesidir. Medeni iletişim, ifade ve davranışlarımızdaki nezaketle gelişir. Bu anlamda, nezaket, medeniyetin temelidir. Kendisine saygı duyulmasını bekleyen kişi, kendisine saygı duyarak yola çıkmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Makato (Dürüstlük):</strong> İçtenlik, güvenilirlik kavramlarıyla iç içedir. Gerçek dürüstlük, kişinin kendi imkanları ve yapabilirlikleri hakkında dürüst olabilmesidir. İçtenlik burada başlar. Bu bir sınır değil, bizi gelişmeye zorlayan bir başlangıç noktasıdır. Doğruluk değeriyle de ilintilidir. Doğruluk, konuşma ve davranabilme kalitesini ifade eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chugi (Sadakat) :</strong> Kendi okuluna, ait olduğu gruba, aileye, vs, mutlak sadakat ve kurallara itaati gerektirir. Hocaya, kıdeme, dojoya, silaha, kamizaya saygıyı içerir. Kişinin ruhsal ve fiziksel doğruluğunu yansıtır. Dürüstlük, saygınlık ve sözünün eri olmak kavramlarıyla ilintilidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Meiyo (Onur):</strong> Doğruluk kavramı ile bir bütündür. Onur, ruhun asaletidir. Kişinin kendine, diğerlerine ve toplum kurallarına saygı göstermesidir. Onurlu olmak sözünün arkasında durabilmektir. Diğerlerinin ne yaptığına aldırmadan, doğru şeyi yapabilmektir.</p>
<p>Resimli olarak hakama nasıl katlanır görmek için <a title="Hakama Katlama (Resimli)" rel="lightbox[roadtrip]" href="images/hakama-katlama.jpg">tıklayın.</a></p>
<p style="text-align: center;">Aşağıdaki video nasıl hakama katlanacağını göstermektedir.<br /><p><a href="http://www.aikidoteknikleri.com/hakama.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></p>
<p><em>Bu makalenin yazımında <a rel="nofollow" href="http://www.7erdem.org/default.asp?secim=4" target="_blank">Bursa 7 erdem dojo</a> web sayfasından faydalanılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/hakama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dojo Dışında Aikido</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo-disinda-aikido.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo-disinda-aikido.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2009 17:18:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[dışarda aikido yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[dojo dışı aikido]]></category>
		<category><![CDATA[günlük yaşamda aikido]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=644</guid>
		<description><![CDATA[Aikido’ya başlama sebebim ilk olarak Uzakdoğu sporlarının o çekici yanına olan merakım idi. Başladım. Fiziksel olarak çok güzel bir spor diye düşünüyordum. Daha öncelerinden çeşitli sporları ve dansları yaptığımdan ne büyük bir zorluk çektim ne de aikido ile becerilerimde büyük bir fark oluştu. Ama (!) aikidoya devam ettikçe bir şeyler değişiyordu. Mistik değişiklikler değil dediğim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/practice-aikido-outof-dojo.jpg" alt="Dojo Dışında Aikido Yapmak" width="137" height="135" align="left" />Aikido’ya başlama sebebim ilk olarak Uzakdoğu sporlarının o çekici yanına olan merakım idi. Başladım. Fiziksel olarak çok güzel bir spor diye düşünüyordum. Daha öncelerinden çeşitli sporları ve dansları yaptığımdan ne büyük bir zorluk çektim ne de aikido ile becerilerimde büyük bir fark oluştu. Ama (!) aikidoya devam ettikçe bir şeyler değişiyordu. Mistik değişiklikler değil dediğim. Duruşum, davranışlarım ve etrafa bakış açım değişmişti. Sebeplerini tam olarak bilmediğimden ve daha çok bu değişimin yaşım ve çevre ile alakalı olduğunu düşündüğümden aikido ile bağdaştırma ihtiyacı duymadım.</p>
<p>Devam ettim aikido antremanlarına. 5. kyu ve sonra 4. kyu oldum, çeşitli gerekçelerden dolayı devam edemedim. Yaklaşık beş sene sonra tekrar antrenmanlara katılmaya başladım. Dışarıdan bakıldığında aslında bıraktım aikidoyu gibi gözükebilir. İlk başlarda ben de öyle zannediyordum. Fakat aslında aikido antrenmanlarına katılmadığım halde halen daha aikido yapıyordum. Nasıl mı? İşte aikido neymiş ne değilmiş sorularını mıncıklamaya başlamıştım. <span id="more-644"></span> <!-- adman -->Aikido alışkanlığımı, ilgili yazıları okuyarak, samurayların ve Japonların kültürleri ile ilgili çeşitli makaleleri veya popüler tarih yazılarını okuyarak tatmin ediyordum. Çok yakından fanatik gibi takip etmiyordum ama bağımı koparmadan, ihtiyacımı karşılayacak şekilde vakit ayırıyordum.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“Zihin ile vucüt arasında bir ayrılık yoktur olamaz; işlenecek olan toprak zihindir ve onu islemenin yolu vucüt ile bütünlügünden geçer”</em></p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu Zen felsefesinden bir alıntı benim için bir ışık yaktı. Artık aikido ile ilgili, zamanında aklımda kalan birçok taş yerlerine oturmaya başlamıştı.  Aikido yaparken tek bildiğim; her şart altında, her türlü saldırı karşısında, karşı tarafın donanımı ne olursa olsun ona karşı gelinebilecek bir durum yaratmak mümkündü. Antrenmanlarda bunu çalışıyorduk. Ama antrenman yapmadığım zamanlar dahi bunu alışkanlık edinmeye başladığımı fark ettim. En azından bilincine varmıştım. Saldırı illa ki elinde baltayla gelen bir kişiden olmuyordu fakat bir söz, bir davranış ve belki bir çıkmaz gibi gözüken bir durum. Dojoda ukeyi karşılarken taisabaki ile yanına geçip onunla aynı yöne bakabilmek ve ondan  sonra uygun görülen ki o an için birden fazla alternatifi olan teknik ile tamamen kontrol altında bir sonuca götürmek. İsterseniz öldürürsünüz, isterseniz sakatlarsınız, isterseniz sadece rakibin canını yakarsınız veya kendinizden uzaklaştırırsınız.</p>
<p style="text-align: justify;">Birisi ile tartışırken empati yaparak yani onun tarafından da olaya aynı yönde bakarak istediğiniz şekilde tartışmayı yönlendirerek seçeceğiniz bir sonuca götürmek. İsterseniz kavga edersiniz, isterseniz bağırırsınız, isterseniz kendi düşüncenizi anlatırsınız veya sadece dinler ya da tartışmaya girmez uzak durursunuz. Evet, aikido her zaman için geçerli olabilir. Her türlü aksi duruma, saldırı gibi düşünülerek aikido ile karşılık verilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dojoya girdiğimizde devamlı fiziksel antreman yapıyoruz! Öncelikle kendi vücudumuzu kontrol etmeyi öğreniyoruz. Duygularımızın tamamen kontrolünde olan vücudumuzu kontrol etmeye çalışıyoruz. Mantığımız ile yaptırmak istediğimizi zaman zaman yaptıramadığımız vücudumuzu&#8230; Zihnimiz (mantığımız) ve vücudumuz (duygularımız) bir bütünlük içinde olması gerekiyor ki biz öncelikle kendimizi kontrol altında tutabilelim. Ukeyi kontrol etmek ancak bu aşamadan sonra düşünülebilir. Eğer bizim kontrolümüz kendi elimizde değil ise bizi karşı taraf veya durum gayet rahat düşürebilir. Duygularımızın mantığımızın önüne geçtiği anda zihnimiz bulanır ve içinde bulunduğumuz durumun içine çekiliriz; aynen dengemizi kaybettiğimiz anda hareketin içinden sıyrılamayarak ukenin bizi çekip beraber yere çakıldığımız gibi. Zen felsefesindeki bu bütünlüğü sağlayabilmek için antrenman yapıyoruz. Bütünlük sağlandığı zaman hareketleri doğru yapabiliyor ve aikidoyu dojo dışında (kavgada olmasa da) da kullanabiliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Aikido’nun ilk ana düşüncelerinden biri: gelen saldırıya karşı çıkma; güçlü değilsen ezilirsin</em>. Fizikteki kuvvet yasalarına göre bileşke vektörlerin en büyük olduğu durum, iki kuvvetin eşdeğer olarak (ikisi de aynı yönde) toplanabildiği durumdur. Aikido’nun söylediği doğa yasaları ile gerçekten örtüşüyor. Dojoda çalıştığımız, gelen saldırıya karşı çıkmak yerine hareketin içine katılarak ona daha rahat yön verebilmek. Bazı şartlar oluşuyor ki insan, etten buttan haliyle karşı koyamıyor ki o zaman duruma karşı isyan edene kadar durumun içine katılarak yani onu yaşayarak kendini isteyeceği bir yere çekebiliyor. Tekne ile büyük denizlerde kocaman dalgalara karşı koyamayıp onların hareketine katılarak kendimizi çekmeniz gibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ukemiz, bizim için antrenmanda beklediğimiz şekilde saldırır. Fakat bazen eksik yaptığımız hareketi farkettiği anda hareketin o anında tüm hareketi kendi avantajına çevirebilir. Samuraylar savaşa çıkmadan evvel sargılı yaralarının sargılarını açarak çıkarlarmış. Sebebi ise aynı ukemizin bizim açığımızı yakaladığında her seferinde oraya doğru saldırı yapması veya o anı kollayıp harekete geçmesi gibi rakibimizin bizim zayıf yönümüzü keşfettiği anda o tarafa yükleneceğidir. Kendimizin zayıf taraflarından bahsederken ikinci kere düşünmemiz gerektiğini bizim bu zayıflığımızı rakip kullandıktan sonra pişmanlıkla anlamış olmamıza gerek yok; bu alışkanlıktan biraz da kurtuluyor insan. Dojo da fiziksel olarak çalıştıklarımız ile günümüz yaşantısında bir sürü örnek daha türetmeye her seferinde çalışıyorum ve tabi ki türetilebilir de; burada belli başlı üç tane ana çıkış noktasından bahsettim ve birer örnek ile bağdaştırmaya çalıştım. Fakat akla gelen soru; “antrenmanlar fiziksel olarak yapılıyor da bu hayali bağdaştırma nedir” olabilir. Önceden bahsini ettiğim beden ve zihin uyumu. İlk başlarda bahsettiğim kendimde farklılaşan duruş, davranış ve bakış açısı.</p>
<p style="text-align: justify;">Samurayların kabullendiği tek kural var o da ölümden korkmamaktır. Bu şekilde bir formasyona sahip olmak ve aikidodaki gibi her duruma karşı birden fazla çözüm türetebilmenin getirdiği kendine güven ve bu güven sayesinde sakin bir duruşa sahip olmak. Her an bir saldırıya karşı tetikte olabilmek ve saldırı anında kontrollü davranabilmek. Bunların sayesinde her türlü olaya karşı emin olarak bakabilmek. İşte antrenmanlarda fiziksel çalışmalarımız belki savaş sanatlarında her zaman için gerçek silahlı saldırılara karşı teknikler olsa da bunların hepsinin özünde aynı düşünce yapısı var ve kişiye kazandırdığı alışkanlıklar her zaman için aynı ve geçerli. Teknikleri fiziksel olarak becerebildiğimiz zaman duruşumuz, davranışlarımız ve bakış açımız kendiliğinden değişiyor. Çünkü ne de olsa bir duruma karşı tepkiyi hep istem dışı-refleks olarak bedenimizle (duygularımızın kontrolü altında olan) veriyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bedenimizi kontrol edebildiğimiz zaman, alışkanlık veya refleks haline gelen aikido ile tepki verebildiğimiz zaman duruşumuz, davranışımız değişmiş oluyor ki o zaman da bakış açımızı çok daha mantıklı kurabiliyor ve koruyabiliyoruz. Bunun mükemmele gitmesi için ise Aikido’nun Do’su olan yolu, usanmadan yürümeye devam ediyoruz; sonunun olmadığını bilerek, benimseyerek.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı Arda Kocaman tarafından yazılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo-disinda-aikido.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aikijutsu ve Jujutsu</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/aikijutsu-jujutsu.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/aikijutsu-jujutsu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 09:58:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido gizli teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[aikijutsu]]></category>
		<category><![CDATA[daito ryu]]></category>
		<category><![CDATA[jujutsu]]></category>
		<category><![CDATA[savaş sanatları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=471</guid>
		<description><![CDATA[Bir milyon yıl önce, dünyanın ilk insanı oturdu, yemeğini yedi; sonra dünyanın ikinci &#8220;Homo Erectus&#8221; unun kafasına bir taşla vurdu ve yemeğini aldı ve böylece 800cc’lik beyin dokusunun ezilmesiyle ego ve kendine hükmetme kavramı ortaya çıktı. Daha sonraki bir milyon yıl boyunca bu kişisel zıtlaşma teorisi “çabuk ve faydalı sonuçlar almak için kuvvetin doğrudan uygulanması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="TEXT-ALIGN: justify"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikijutsu-jujutsu.jpg" alt="Aikijutsu" width="151" height="113" align="left" /></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Bir milyon yıl önce, dünyanın ilk insanı oturdu, yemeğini yedi; sonra dünyanın ikinci &#8220;Homo Erectus&#8221; unun kafasına bir taşla vurdu ve yemeğini aldı ve böylece 800cc’lik beyin dokusunun ezilmesiyle ego ve kendine hükmetme kavramı ortaya çıktı.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Daha sonraki bir milyon yıl boyunca bu kişisel zıtlaşma teorisi “çabuk ve faydalı sonuçlar almak için kuvvetin doğrudan uygulanması “fazla değişmedi. Her nasılsa herhangi bir yerde herhangi birisi farklı bir fikir ortaya attı. Kuvvetin dolaylı olarak uygulanması. Sabır ve mantık gerektiren bu teorinin sonuçları doğru uygulandığında daha az güçle daha etkili sonuçlar verdi.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Bu başarılar daha derin araştırmaları tetikledi. Yeni tekniğin en büyük sorunu çok zor olmasıydı. Kaba bir silahın kafaya vurulmasıyla kuvvetin doğrudan uygulanması gayet işlevselken; kuvveti dolaylı uygularken çok fazla dikkat ve sabır gerekiyordu. Daha sonraki yüzyıllarda ve bin yıl boyunca, planlı olmasa da şansla bazı başarılar elde edildi.<span id="more-471"></span>  Kuvvetin direk uygulandığı metoda göre, bu yeni dolaylı teknikler adeta büyülü gibiydi. Bundan sonra jujutsu olarak adlandıracağım birçok dolaylı teknik yazılı tarih öncesine dayansa da, iç yapısı ve geliştirilmesi üzerine derin çalışmalar için görece olarak daha yerleşmiş ve daha barışçıl bir toplum yapısı oluşması gerekiyordu. Bu gecikme zaman yetersizliğinden &#8211; araştırmalara göre klasik bir avcı toplumda bir avcının haftalık çalışması 7 saatti ya da ihtiyaç duyulmadığından değildi. Aktif bir savaşçı bariz olarak elde edebileceği bütün avantajlara ihtiyaç duyardı. Teknik gelişimde ki gecikmenin sebebi ihtiyaç duyulmaması ya da zaman azlığından değildiyse neydi? Medeniyet beraberinde üretimi getirir ve barışçıl bir medeniyette üretimde miktar ve çeşit artışı olur. Aynı zamanda, yeni ve daha iyi malların oluşmasıyla, insanda bu yeni malların en iyisine ve fazlasına sahip olma isteği oluşur. Bu istek &#8220;statü&#8221; kelimesine yeni bir anlam kattı.</p>
<p><!-- adman --></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">İlkel ve vahşi bir kültürde, statü kas gücüyle kazanılır. Yaşlı birey de uzun süre hayatta kalabildiği için bir statü sahibidir. Kültür daha medenileştikçe, mühendislik ön plana çıkar, yeni şeylere ihtiyaç vardır ve mühendis onları oluşturur. Medeniyet geliştikçe, asker ve mühendis herhangi bir yardımcıdan daha çok önem kazanır. Artık o bir üretici ya da koruyucu değildir, sosyal bir öneme sahiptir.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Konfüçyüs ve Lao Tsu&#8217;nun öğretilerinin Japonların Jujutsu tarzı sanatları Çin ve Okinawa tarzı vuruşa dayalı tekniklere tercih etmesinde göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir rol oynamasına rağmen, Japonya’daki Tokugawa döneminin de en az bu öğretiler kadar bu tercihte etkisi olmuştur.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Her zaman söylenen &#8221; tarih çalışmaları çoğunlukla askeri tarihten ibarettir&#8221; lafı hiçbir yerde Japonya’dan daha fazla doğru değildir. Her zaman savaşçılar var olmuştu ve her zaman en az birkaç tane, savaşçılardan oluşan devlet olmuştu. Fakat Japonya, beşyüz yıl boyunca yoğun bir savaşçı etkisi altında yaşadı, bunu üçyüz yıllık bir savaşçı yönetimi takip etti. Bu durum savaşçılığın fiilen ve kanunen bir kast olmasına sebep oldu. Statünün, devam etmesi için korunması gerekir ve buda ciddi bir şekilde olmalıdır. Sıradan insanlar vurur, bu yüzden vurmak Samuraylara göre değildi. Onlara, kendilerini kitlelerden farklı kılacak bir metod gerekliydi ve Jujutsu teknikleri bunu sağladı. Daha önce bahsedildiği gibi; doğru uygulandığında büyülü gibi görünür ve teknikleri uygulayan insanı kitlelerden üstün kılar. Tokugawa dönemi, savaşçılara bu tür sanatları çalışmaları ve geliştirmeleri için gereken zaman ve sosyal statüyü sağlamıştı, sonuçlar onlarında hayallerinin ötesindeydi.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Tekniğin karmaşıklığı güç kullanmadan kontrol sağlıyordu. Efsaneye göre; Minamoto Yoshiie&#8217;nin kardeşi Shinra Saburô Minamoto Yoshimitsu (1057-1127) atemi ve kansetsu vaza tekniklerinin derinliklerini savaşta ölen askerlerin cesetleri üzerinde çalıştı.(atemi waza = hayati noktalara yapılan vuruş teknikleri, kansetsu waza = eklem kırış teknikleri) Aynı efsane Yoshimitsu&#8217;nun bir örümceğin avını ağında yakalamasını izleyerek aydınlandığı da söyler.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Öğretileri daha sonra Minamoto ailesinin Takeda koluna aktarılır ve bugünün &#8220;aikido&#8221;sunun çekirdeğini oluşturur. Aktarılan sadece bir grup teknik değildi. En azından aynı oranda önemli olan yöntem bilgisiydi. &#8220;Uygun teknik, bilimsel araştırmayla ortaya çıkar.&#8221; Jujutsu teknikleri Yoshimitsu&#8217;dan öncede vardı ve o öldükten sonrada var olmaya, gelişmeye devam etti. Eklem manevraları; hiç bir savaş sanatında, Takeda evinin geleneksel sanatında olduğu gibi derinlemesine çalışılmamıştır. Diğer stillerde, doğru ve başarılı olarak yapılan teknikler tatmin edici bulunsa da, Takeda sanatında bilimsel araştırmaya dayalı bir gelenek vardı. Yediyüz yıl boyunca, sayısız öğrenci her tekniği en ince detayına kadar çalıştı. Sonuçlar en iyi Morihei Ueshiba nın Daito-ryu&#8217;dan bahsederken ki sözleriyle açıklanabilir : &#8221; birçok tekniği var ve teorisi çok derin.&#8221;</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">İnsan vücudunda sınırlı sayıda hareketi yaratan, sınırlı sayıda kas ve sınırlı sayıda kas-kemik bağlantısı vardır. Bu gerçek ışığında; insan vücudunun belirli yönlerde uygulanan kuvvetlere karşı dayanamayacağı açıktır. Bu yönlere doğru enerji uygulayarak, çok az bir güçle bir insanın kontrol altına alınabileceği keşfedildi ve daha da ileri giderek, belirli şekillerde, insanın kendi ağırlığının karşısındakini kitleyebilmesi için gereken enerjiyi sağladığına varıldı ve bu da jujutsunun bir dalı olan &#8220;gölge kitlemeleri&#8221; kage-osae olarak bilinen tekniklerin keşfini sağladı.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Güç harcamadan yapılan kontrol zihnin gelişmesini sağlar.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Bu gelişmiş savaş tekniklerinin fizyolojik faydaları açıktır: az güç gerektirdiği için yaşlı bir daimyo(feodal lord) genç bir savaşçıyı fiziksel olarak kontrol edebilir ve bu da daimyo’nun statüsünün korunmasıdır. Teknikleri yapmak için gereken tecrübe ve kesinlik için yıllarca çalışılması gerekliliği genç savaşçıların gerekli fiziksel prensipleri bilseler bile teknikleri yapabilmelerini imkânsız hale getiriyor ve buda daimyo&#8217;nun statüsünü daha korunaklı kılıyordu. Teknik mükemmelliğe giden yolda ilginç birşey oldu. Vücut bir tekniği çok az bir güç harcayarak ya da hiç güç harcamadan yapabilir hale geldiğinde, teknikte gereken zihinsel eforda oransal bir azalma olduğu ortaya çıktı. Zihin farklı şeyler düşünebilecek şekilde özgür kaldığında dikkati düşmanın üzerine değil de düşmanın ötesine yoğunlaştırmanın çok daha güçlü bir teknik yarattığı ortaya çıktı. Bu durum aiki-jujutsu olarak adlandırıldı. Aiki kelimesi &#8220;bir olan ruhlar&#8221; olarak tercüme edilebilir. Aiki kelimesinin kullanılması saldıranın ve savunanın ruhlarının; eşitlik üzerine değil fakat savunanın, saldıranın zihninde tam bir kontrole sahip olduğu bir şekilde birleştiği anlamına gelir. Savunan artık rakibinin vücudu üzerindeki mutlak kontrolü yeterli görmüyor, onun ruhunu kontrol ediyordu. Bu tamimiyle nüfuz sahibi bir insanın bu nüfuzu koruması için gereken şeydi.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Zihnin yukarıda bahsedilen gelişmesi aikijutsu ve jujutsuyu birbirinden ayıran ilk önemli noktadır. Zihin; teknik ve bu tekniğin saldıran üzerindeki etkisine yoğunlaştığı sürece yapılan şey jujutsudur.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Zihnin gelişmesi benliğin yokluğuna götürür.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Ben kavramını yaratan, kişiliğin sayısız öğelerinden biri olan ego; insanın varlığında merkezi bir noktadır. Tepki ya da kendiliğinden olsun insanın her türlü hareketi bu noktadan çıkar. İnsanların büyük çoğunluğu kendisinden başka birşeyi düşünmez, her türlü hareketi ve tepkisi bencilliğinin bir fonksiyonudur. Zihin ki nobashi ile serbest kaldığında, kendi kendinin farkındalığını da kaybeder ve bu da bensiz bir varlık yaratır. Durum hakkında kendi kişisel fikirlerine göre öznel davranmak yerine durumun gerektirdiği şekilde nesnel davranabilen bir insan yaratır. Ortaya çıkan zihin durumuna &#8220;mushin&#8221; denir.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Çok bilinen bir Zen öyküsünde şu sorulur: &#8221; Eğer ormanda bir ağaç devriliyorsa ve onun sesini duyacak hiç kimse yoksa hala ses var mıdır?&#8221; Aynı soruyu bensizlik kavramına uyarlarsak &#8221; Eğer varsan ve bunun farkında değilsen hala var mısındır?&#8221; İleri düzey aiki-jujutsu çalışanlar bu soruya büyük bir hayır derler çünkü onlar bahsettiğimiz anlık benlik yitimini tecrübe etmişlerdir. Bir teknik kazara da olsa mükemmele yakın yapıldığında, her zaman anlık bir benlik yitimi oluşur.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Boşluğa benzer bir bensizlik.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Birşeyiniz var iken onu atın ve geriye bir boşluk kalır. Saldırıya fiziksel mücadeleyle karşılık verecek biri yerine, benliğini kaybetmiş biri tarafından kontrol edilmenin çok daha ezici bir etkisi vardır. Tıpkı karanlıkta merdiven çıkarken, olmayan bir basamağa ayağını uzatıp ta sendelemek gibi, saldıran da tekniğin içine düşer. Sonuç Aikido Şakası olarak nitelenen, saldıranın ne olduğunu anlayamadığı, sinirlendiği ve haline güldüğü bir durumdur. Çok eski efsanevi haritalarda &#8221; Ejderhaların yaşadığı yerler&#8221; i gösteren simgeler bulunur. Boşluk olma, benliğini yitirme üzerine araştırmalar da buna benzer sonuçlara vardı.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Bensizlikten, boşluktan gelen kuvvet.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Benliğin farkındalığı varlığın bilincine ulaştırır. Bu bilinç, bilinçaltı olabilir, fakat insanın her zaman farkında olacağı sınırlar yaratır. Yapabileceklerinin sınırlarını bileceği için, bu sınırları aşmayı denemeyecektir.  Bensizlikte, bu tür sınırlamalar yoktur ve sonuç olarak enerji sonsuzdur. Bu yeni güç kaynağı, nefes gücü (kokyû-chikara) olarak adlandırıldı çünkü insanın esrarengiz bir kaynaktan güç solurmuş gibi, fiziksel kabiliyetlerinin ötesine geçmesini sağlıyordu. Doğada ki besin zincirinde yukarıya çıkıldıkça, enerji yoğunluğu daha da artar, bu yüzden bir otobur tüm gününü otlanarak geçirirken, etoburların haftada bir ya da iki kez beslenmesi yeterlidir. Japonlar, tüm canlılarda bulunan bu yaşam gücüne &#8220;ki&#8221; derler. &#8220;Ki&#8221; bir varlıkta kabul edilen sınırlardan da fazla yoğunlaştığı zaman &#8220;kiai&#8221; olarak adlandırılır.&#8221;Ai&#8221; ; ai fiilinin bağlaç kökünün burada &#8220;birleşmek&#8221; anlamına gelmediğine dikkat edilmelidir; &#8220;ai&#8221; nin bileşik bir kelimede ikinci parça olarak kullanılması vurgu yapmak içindir. Kiai bu yüzden &#8220;birleşmiş ruh&#8221; yerine &#8220;ruh&#8221; olarak tercüme edilmelidir. Benliğin bensizliği; bir çelişkidir. Benlik kavramından kurtulmuş bir varlık, elde edebileceği gücü idrak ettiğinde, hayata bakış açısı tamamen değişir. Bu farkındalık nasıl mümkündür? Bu sorunun cevabı, mutlak gerçeklik kavramında; Taocu felsefede yatmaktadır. Bu kelimelerle ifade edilecek rasyonel bir bilgi değildir, bu akla aykırı Zen farkındalığı; sadece tek elle yapılan alkışlamayı anlamaktır.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Bu tür ifadeler, okurun yeterli çalışmadan sonra anlayabileceği şeklinde çekici hale getirilebilecek bir tür kaçış, filozofik uydurma, anlaşılmaz teknik dil, fiziksel kabiliyetleri mistik çağrışımlarla doldurmak için kullanılan yabancı terimler gibi görünse de, Takeda sanatının çekirdeğini oluşturan bilimsel araştırma geleneği unutulmamalıdır. Anlatım gizemli gelebilir, fakat sonuçlar bilimin; &#8220;tekrar edilebilir ve ölçülebilir&#8221; olabilme şartını sağlar. Güç &#8220;kiai&#8221;yi oluşturur, &#8220;kiai&#8221; de &#8220;aiki&#8221; yi.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Evren etki tepkinin bir ölçütüdür. Kişisel savaş evreninde, bu etki ve tepki kafaya kaba bir silahla yapılan basit bir vuruşla başlar, &#8220;aiki&#8221; ile biter. &#8220;Aiki rakibi tek bir bakış, hareket ile etkisiz hale getirmektir&#8221; sözleriyle Takeda Sôgaku Minamoto Masayoshi (1860-1943) bunu açıklar.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Kişi, bu basamaklarda yükselince, &#8220;jujutsu&#8221; dan &#8220;aiki-jujutsu&#8221; ya, &#8220;aiki-jujutsu&#8221; dan &#8220;aiki-jutsu&#8221; ya ulaşınca kendisinde bir güç yaratır. Bensizlikten gelen, saldırıyı henüz gerçekleşmeden engelleyebilen bir güç. Bilimsel olarak ölçülemediği halde, bilimsel metodlar kullanılarak yaratılmış olan bu güç, bir kez hissedildi mi yok olması söz konusu değildir. Aiki olmak, çok ve çekici dayanılmaz bir tecrübedir. Karşısındakine mani olmaya çalışır, fakat yumruk havaya kalktığında garip fakat güçlü bir boşluğa dönüşür ve zayıf ses fısıldamaya devam eder &#8220;Ejderhaların yaşadığı yer&#8221;&#8230;</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Ahlak ikilemi.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Aikinin fiziksel eğitimin son noktası olarak çalışılması sadece Daito-ryu ve türevleriyle sınırlı değildir, özellikle kılıç sanatları olmak üzere, birçok diğer sanatta buna ulaşmaya çalışır ya da en azından kabul eder, fakat sadece Takeda ailesinin gizli sanatında <em>(hijutsu=gizli sanat)</em> aiki üzerine çalışmalar bu kadar titizlikle yapılmıştır. Öğretinin sonuçları; askeri bir diktatörlük için tahmin edilemez bir değerdeydi. Yöneten kast; alt sınıfların ölüm ve yaşamlarına karar verme hakkına sahipti ve toplumun büyük bir kısmı insan olarak sayılmıyordu, böylesine vahşi ve sınırsız bir enerji 20. yüzyılda bir ahlak ikilemi yarattı. Nesnel bir değerlendirme açık bir şekilde bu tür felsefi bir ikilem yaşayan insanın aiki olamadığı sonucunu doğurur, benliğini yok edebilmiş bir insanda ahlak yoktur çünkü ahlak bir bireyin davranışlarının, diğerlerini nasıl etkileyeceğinin farkında olmasına bağlıdır. Bununla birlikte aiki yolunda büyük ilerlemeler kaydedebilmiş insanlar da bu sanatın yarattıklarıdır.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Bunun da en iyi örneği Morihei Ueshiba(1883-1969)dır. Ueshiba&#8217;nın Daito-ryu bilgisi ve yüksek fiziksel seviyesi Deguchi Onisaburo&#8217;nun kendisini Omoto Tapınağında ders vermesi için davet etmesini sağlamıştı. Ortaya atılan; Ueshiba’nın eğiteceği öğrencilerden oluşacak bir ordunun din yayma amacıyla kullanılacağı iddiası çok yersizdir. Tapınakta yaşamaya başladıktan sonra bu yeni din Ueshiba&#8217;yı çok derinden etkiledi. Omoto-kyo dinine yakında bir &#8220;ütopya&#8221; geleceği inancı hakimdir ki bu da çiftçi bir ailenin bireyi üzerinde dayanılmaz bir çekiciliğe sahiptir. Sonuç olarak, bu öğretiler kısa sürede Takeda gelenekleriyle kaynaştı ve ortaya birbiriyle çelişir gibi görünen, bensizlik kavramından gelen güç ve evrensel bir ahlak anlayışını birleştirdi. Ueshiba’nın amacı Aikido; kişinin bensizlikle elde ettiği etrafını tamamen kendi kontrolüne veren sınırsız güç yerine, kişinin hareketlerinin ütopik bir idealle harmoni haline getirmesidir. Bu açıdan bakıldığında Aikido, temelde yapılan bir düzenleme olarak düşünülebilir: saf sanatın getirdiği psikolojik gücün sınırlandırılması ve yeni bir hedefe yönlendirilmesi; bir kişinin durumunu düzeltmek yerine tüm toplumun durumunu düzeltme hedefine yönlenmesi.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Ahlak olarak bakıldığında Aikido, Aiki-jutsu ya göre çok üstün olmasına rağmen, bu doğal sınırlandırma kimi insanlara rahatsız edici gelebilir. Gerçekten de birçok insan eski olma ve kaliteyi karıştırarak daha eski olduğu için eski yolu izlemeyi tercih ediyor. Kimisi de sınırsız gücünün çekiciliğine kapılıp bu yolu tercih ediyor. Ahlak tartışmasını yaparken, aiki tekniklerinin hiçbirşey yapmayıp karşımızdakini de hiç birşey yapmamaya zorlayarak sorunu çözmek olduğunu unutmamalıyız.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify"><em>Sonu olmayan yol.</em></p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Birçok kez katledilmiş; Temel Jujutsudan, saf Aiki’nin ruhani dünyasına kadar olan uzun bir yol. Kimisi kafaya basit bir darbe vurmaktan öteye gidememiş, kimisi bir kaç adım daha atıp kendisini yolda kaybetmiş. Fakat sihir hala orada. Öyle bir sihir ki, bir kez yaşandı mı, çok ufak bir an için bile olsa, kişiyi ipekten bir ağla tuzağına düşürür.</p>
<p style="TEXT-ALIGN: justify">Yolun sonu nerede? Bu sorunun cevabını ancak her insan için kendisi için bulabilir. Henüz amacı görebilecek kadar yol alamamışlar, amaca ulaşmış ve kaybolmuş olanlar&#8230; Mükemmel bir aiki ustasının ilahi tekniği, bir kılıcın altına yatıp kafasının kesilmesini beklerken ölümü ve olacakları umursamamaktır. Böyle bir ustanın kafasına kılıç darbesi vuracak bir insanı hayal etmek bile zordur&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı Fredrick John Lovret tarafından yazılmış, Erinç Karatoprak tarafından Türkçeye çevrilmiştir.</em></p>
<p><!-- google_ad_section_end --></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/aikijutsu-jujutsu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aikido: Savaşçının Yolu</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-savascinin-yolu.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-savascinin-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Mar 2009 03:56:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido savaşcısı]]></category>
		<category><![CDATA[savaçcının sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[savaş yolu]]></category>
		<category><![CDATA[savaşcının yolu]]></category>
		<category><![CDATA[way of warrior]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=438</guid>
		<description><![CDATA[Aldığın her canda hayatı anlamak, hayatının en güzel anında can vermek… Kiraz çiçekleri hiç bir zaman solmaz. Bütün ömrünü bunlara bakarak geçirirsin ve boşa geçirilmemiş bir hayatın olur. En güzel, en canlı olduğu anda ise ağacından düşer. Savaşçının tek bir düşüncesi vardır: Ölümü, hayatının en güzel, en güçlü olduğu anında, onuru ile yakalamak. Kiraz çiçeklerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/way_of_the_warrior.jpg" alt="Aikido: Savaşcının Yolu" width="115" height="201" align="left" />Aldığın her canda hayatı anlamak, hayatının en güzel anında can vermek… Kiraz çiçekleri hiç bir zaman solmaz. Bütün ömrünü bunlara bakarak geçirirsin ve boşa geçirilmemiş bir hayatın olur. En güzel, en canlı olduğu anda ise ağacından düşer. Savaşçının tek bir düşüncesi vardır: Ölümü, hayatının en güzel, en güçlü olduğu anında, onuru ile yakalamak. Kiraz çiçeklerini düşlemesinin, kiraz çiçekleri ile özdeşleştirilmesinin sebebi…</p>
<p style="text-align: justify;">Hayatın her anını mücadele ile geçiriyoruz. İşimiz, babamız, annemiz, yöneticilerimiz, eşimiz hatta çocuklarımız ile bile. Sürekli bir savaş hali. Birebir çarpışmalar sonucunda aldığımız yaralar, kırdığımız kalpler ve tüketilen hayatlar. Olayların akışını kavrayamıyoruz, neden ve nasıl oluyor? Herşey kontrolümüz dışında. Mutsuzluk: Daha ötesi yok sanki…</p>
<p style="text-align: justify;">Aikido tekniklerini uygulamaya çalışırken, ritim duygusunu hissedebiliyor muyuz? Daha ötesi karşımızdakinin bir insan olduğunu. Uyumu yakalamak, tek zihin ve beden olabilmek. Yoksa hareketler, yine kontrolümüz dışında mı gelişiyor? Akış, kopukluk, daireler, kesik kesik çizgiler, garip yüz ve beden ifadeleri… <span id="more-438"></span> <!-- adman -->Güç nereden çıkıyor, merkezimiz ne kadar güçlü? Zihin sürekli birşeylerin peşinde: Rakibini yere yatır, kontrol et, ona acı ver ve güçlü olduğunu hissettir. Tartışmasız galibiyet. Ya birden aslında mağlup olduğumuzu anlarsak, galip olduğumuzu zannederken…</p>
<p style="text-align: justify;">Aikido nedir ? Kurucunun sözleri ne kadar anlamlı: “Daima yerin ve göğün içinde olmaya çalış. Dünya sana kendi gerçek ışığında gözükecektir. Kendini beğenmişlik yok olacak ve her saldırıya karşı duyarlı olacaksın…” Kainatın kendisi mi daha karmaşık yoksa onun parçası olan insan mı? Evren içinde evren… Bazen evrendeki herşey pamuk ipliğine bağlı görünüyor. Sanki herşey yerle bir olacak gibi. Pamuk ipliği üzerinde olağanüstü bir denge. Kırılganlık içinde mükemmellik… Gören gözler için herşey çok anlamlı. Herşey yerli yerinde, dengeli ve uyumlu. Sanki uyumu bozan tek canlı var: İnsan.</p>
<p style="text-align: justify;">“Aikido’nun nihai hedefi, dünya içinde cenneti yaratmaktır” der kurucu. İhsan Özgün sensei’ye göre ise; “Aikido, hayatın yeniden yorumlanmasıdır”. Hayatı yeniden yorumlamak, sanırım önce insanın kendini tanımasından geçiyor. İnsanın kendini tanıması başkasının anlatması ile mümkün olabilir mi? Tamura Sensei, O’Sensei ile olan çalışmalarının anlatırken şu ifadeleri kullanıyor: “O Sensei bir okul öğretmeni gibi öğretmezdi. Onunla çalışırken dikkatiniz asla dağılmazdı. Kendini tanıma yoluyla, Aikido’yu kurarak barış dolu bir dünyaya giden yolu açtı. O, asla teknikleri açıklamaz ve geldiği gibi dojodan yok olurdu. Böylece bizi çalışmaya, keşfetmeye, daha iyi bakmaya ve görmeye zorlardı.”</p>
<p style="text-align: justify;">Savaşçının yolu, şiddet içinde şiddetsizliğe ulaşmayı hedefliyor. Düşmanın karşısında, hiçbirşey yapmaksızın sadece ayakta durmak. Hayat görüşü ve zihin duruşunun tüm bedene yansıması. Şiddet içinde sükunet… Yerin ve göğün içinde olabilmek, ölüm yolundan yaşam ile uyumun yoluna geçiş: “Aikido: Savaşçının Yolu”</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı Mehmet Dalyanda tarafından yazılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-savascinin-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önümdeki Yol</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/onumdeki-yol.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/onumdeki-yol.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Dec 2008 03:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido yol]]></category>
		<category><![CDATA[savaş sanatları yolu]]></category>
		<category><![CDATA[savaşcı olmak]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sanatı yolu]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sporları yolu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=342</guid>
		<description><![CDATA[Aikido, dışarıdan bakıldığında, savaş sanatları hakkında bilgisi olmayanlar için kapalı bir kutu; azıcık da olsa bilgisi olanlar içinse etkisiz bir savaş sanatı gibi görünüyor. Şu anda bir sene önce ne yapıyor bu adamlar dediğim grubun içindeyim, iki tarafta da yer aldım kararımı verdim ve bu kararımdan gayet memnunum. İyi ki başlamışım antrenmanlara, bazı şeyler yaşamadan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/theman_onthe_road.jpg" alt="Önümdeki Yol" width="111" height="158" align="left" /></p>
<p style="text-align: justify;">Aikido, dışarıdan bakıldığında, savaş sanatları hakkında bilgisi olmayanlar için kapalı bir kutu; azıcık da olsa bilgisi olanlar içinse etkisiz bir savaş sanatı gibi görünüyor. Şu anda bir sene önce ne yapıyor bu adamlar dediğim grubun içindeyim, iki tarafta da yer aldım kararımı verdim ve bu kararımdan gayet memnunum. İyi ki başlamışım antrenmanlara, bazı şeyler yaşamadan, araştırmadan öğrenilmiyor; Aikido da bunlardan birisi.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında Aikido’ya başlama sebebim <a title="Bkz.Bokken" href="http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-kiyafetleri-ve-malzemeleri.html" target="_blank">katana</a> kullanmayı öğrenmekti. Bu kadar ölümcül ve bu kadar zarif bir silahı kullanmanın ustalık gerektirdiğini biliyordum ama kullanmayı öğrendikten sonra bir de kullanmamayı öğreneceğimi bilmiyordum. İlk başladığım günle şimdiki halim arasında dağlar kadar fark görüyorum. Kendime güveniyorum ancak bu egodan kaynaklanan gereksiz ve aptalca bir güven değil. <span id="more-342"></span></p>
<p><!-- adman -->İnsanlarla kavga ederek, birilerine zarar vererek bir yere ulaşılamayacağını ve merhamet etmenin ne kadar önemli olduğunu çok net bir biçimde öğrendiğimi görüyorum. Aikido’ya başlamadan önce “kavgayı başlamadan bitirmek” kavramı hakkında hiçbir bilgim yoktu. Kavga esnasında da ne kadar sinirli olursam o kadar üste çıkabileceğimi düşünüyordum üstelik karşıdakinin zarar görmesi umurumda bile değildi. Geriye dönüp baktığımda ne kadar yanlış düşündüğümü anlıyorum, bunu da ilerlediğim yolun ne kadar doğru ve güzel olduğunun ispatı olarak görüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı Emrah Başar tarafından yazılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/onumdeki-yol.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilmek Yetmez</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/bilmek-yetmez.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/bilmek-yetmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2008 22:26:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido harmony]]></category>
		<category><![CDATA[aikido uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[uyumlu olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=321</guid>
		<description><![CDATA[Aikidoya başladığımdan beri eksikliğini en fazla hissettiğim şey uyum sağlamak. Belki de diğer savaş sanatlarından ayrılan ve hayatta karşı karşıya geldiğimiz “önceden geliyorum demeyen” olaylarda sahip olmamız gereken en büyük unsurlardan biri. Antrenmanlara devam ettiğim ilk aylarda uygulamaya çalıştığım tekniklerin, bazı ukelerde işe yarayıp, bazılarında yaramamasını teknik bilgi eksikliğime verirken, zamanla uygulayamama nedenimin sadece tekniği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido_harmony.jpg" alt="Aikido:Way of Harmony" width="151" height="117" align="left" />Aikidoya başladığımdan beri eksikliğini en fazla hissettiğim şey uyum sağlamak. Belki de diğer savaş sanatlarından ayrılan ve hayatta karşı karşıya geldiğimiz “önceden geliyorum demeyen” olaylarda sahip olmamız gereken en büyük unsurlardan biri.</p>
<p style="text-align: justify;">Antrenmanlara devam ettiğim ilk aylarda uygulamaya çalıştığım tekniklerin, bazı ukelerde işe yarayıp, bazılarında yaramamasını teknik bilgi eksikliğime verirken, zamanla uygulayamama nedenimin sadece tekniği bilmek olmadığını anlamaya başladım. Ancak bu durumun uyum eksikliğinden kaynaklandığını anlamam açıkçası pek de kolay olmadı. “Kesin birşeyi yanlış yapıyorum..” diye düşünürken, bir yandan da tekniğin yapılış şeklini defalarca aklımdan geçiriyordum. Oysa izlerken yapılması çok kolay görünüyordu ve ben kendi kendime sorarken cevabın içinde olduğunu bilmiyordum: “ Hayda neden olmuyor yine?”…</p>
<p style="text-align: justify;">Bir süre sonra uyumun öneminin ukemi dahil gördüğüm bütün tekniklerde gizli olduğunu, ve uke size tekniğin akıcı olmasını ne kadar sağlarsa tekniğin o kadar rahat yapılabildiğini gördüm.<span id="more-321"></span> <!-- adman -->Ayrıca sağlanan uyum sakatlanmaları da büyük oranda engelliyordu. Bunun nedeni de harmoni sayesinde yapılanların tek bir bedene aitmiş gibi gözükmesi ve aikidonun müsabakaya izin vermeyişi. Çünkü insanın kendini incitmesi karşısındakini incitmesinden zordur.</p>
<p style="text-align: justify;">Uke ile çalışırken sağlanan uyumun diğer bir avantajı ise yol göstericiliği. Bazen çalışılan teknik uyumla beraber kendiliğinden ortaya çıkabiliyor. Şu anda bu durumu çok nadir yaşasam da ilerledikçe bu durumun sağlayacağım uyumla fazlalaşacağını düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Benzer ve şaşırtıcı şekilde başka dal olan <a title="Bkz. NLP Nedir?" rel="nofollow" href="http://www.nlpturk.net/nlpnedir.htm" target="_blank">NLP</a>’nin de en önemli stratejisi “uyum”dur.Uyum iyi bir iletişimin olmazsa olmazıdır.Eğer karşımızdaki insanla bir uyum yaratamamışsak ondan bize karşı samimi davranmasını bekleyemeyiz. Ancak bu uyumu yarattıktan sonra onunla iletişim kurabilir ve onu yönlendirebiliriz. Aksi takdirde onu her yönlendirme gayretimiz dirençle karşılaşacak demektir. Bu takdirde yönlendirme girişimlerimizin çatışmaya dönmesi mümkündür. Uyum yaratmanın yolu fiziksel öğeleri kullanmaktan geçer. şu, mimikleri, ses tonu, temposuve hatta nefes alma hızı ve biçimi incelenmelidir. Daha sonra yapılması gereken eşleşmedir. Eşleşme gerçekleştiğinde yönlendirme kolayca mümkün hale gelir. Bu haliyle aikidoda uke ile uyumun gerçek hayata uyarlanabilirliği ve antrenmanlardaki benzerlikleriyle karşılaşıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar uyumun önemini anlamış olsam da, anlamak yapabilmek anlamına gelmiyor. Bu nedenle çok çalışmam gerektiğinden ve zamanla uyum hakkında daha fazla fikrim olacağından eminim.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı Işıhan Paşaoğlu tarafından yazılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/bilmek-yetmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aikido&#8217;nun En Güçlü Tekniği</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/en-guclu-teknik.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/en-guclu-teknik.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 08:50:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[en güçlü aikido vuruşu]]></category>
		<category><![CDATA[etkili aikido tekniği]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[güçlü vuruş tekniği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Aikido savaş sanatının en güçlü tekniği hangisidir?, Eminim ki her aikido öğrencisi en azından bir kez bile olsa bu soruyu kendisine sormuştur. Aikido antrenmanlarımızda bir çok farklı teknik öğreniriz; fakat bunlardan hangisi en güçlüsü? kotegashi? shihonage? yada koshinage? Bir gün öğrencinin birisi bu soruyu ustasına sorar “Sensei, aikidonun en güçlü tekniği hangisi?”. Ustası cevap verir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/Miho_Shiraki_Sensei_Castle_Rock_Aikido_2.jpg" alt="Miho Shiraki Sensei" width="111" height="156" align="left" />Aikido savaş sanatının en güçlü tekniği hangisidir?, Eminim ki her aikido öğrencisi en azından bir kez bile olsa bu soruyu kendisine sormuştur. Aikido antrenmanlarımızda bir çok farklı teknik öğreniriz; fakat bunlardan hangisi en güçlüsü? kotegashi? shihonage? yada koshinage?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir gün öğrencinin birisi bu soruyu ustasına sorar “<em>Sensei, aikidonun en güçlü tekniği hangisi?</em>”. Ustası cevap verir “<em>Aikidonun en güçlü tekniği, sana saldırana anında ve samimiyetle hangi teknikle cevap veriyorsan o’dur.</em>”</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun aikidonun özü olduğuna inanıyorum. Aikido için sıklıkla “uyum sanatı” denmesinin ve neden bir aikido dojosunun diğer savaş sanatları dojosundan farklı hissettirdiğinin cevabı, sensei’in meraklı öğrencisine verdiği cevabın içinde olmalı…</p>
<p style="text-align: justify;">Aikido’da rakiplerimiz ile uyumlu olmayı öğreniriz, onlarla çatışmayız, bu muhteşem bir duygu olsa gerek, her şartta uyumlu olmayı öğrenebilmek, körü körüne çatışmamak. Aikido, bize bunun farkına varmayı öğretir. Aikido prensipleri ve uygulamaları günlük yaşamımız için bile çok önemlidir. <a title="M.Sasaki Sensei" rel="nofollow" href="http://www.youtube.com/watch?v=wY6Wkku7W4s" target="_blank">M.Sasaki Sensei </a>(8.dan aikido ustası) bu konuda şöyle söylemişti; <span id="more-315"></span><!-- adman --> “ aikido eğitimi günlük yaşamınızda davranışlarınızın gelişmesine katkı yapar, yardımcılarınızla, iş arkadaşlarınızla veya arkadaşarınızla yapacağınız fikir alış verişlerinizde daha sakin daha uyumlu olacağınız için alacağınız kararlar daha uygulanabilir olabilir.”</p>
<p style="text-align: justify;">İşte ben günlük yaşamımda daha iyi olabilmek için bu tekniği çalışıyorum, ve inanıyorum ki bu teknik, aikido eğitimlerinin en büyük ve önemli amacıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu yazı </em><a title="Castle Rock Aikido Dojo" rel="nofollow" href="http://www.craikido.com/" target="_blank"><em>Castle Rock Aikido dojo </em></a><em>eğitmenlerinden Miho Shiraki sensei tarafından yazılmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/en-guclu-teknik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüzyılların Getirdiği Tecrübe</title>
		<link>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 10:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>
		<category><![CDATA[aikido ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[aikido tecrübesi]]></category>
		<category><![CDATA[aikido yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[aikidocular]]></category>
		<category><![CDATA[aikidokalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Açıkçası aikidoya aikido olduğu için değil üniversiteye ilk girdiğim sene hayatımdaki spor eksikliğini giderme amacıyla başlamıştım. Daha sonraları aikido denilen kavramın bir spordan çok öte, bir tür savaş yöntemi (hatta bazılarının değimiyle savaş sanatı) olduğunu keşfettim. Dışarıdan bakınca oldukça sert, hatta vahsi görülen bu sporun aslında derin bir felsefe barındırdığını ve savası bitirmenin en iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- google_ad_section_start --><p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double;" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/the_spirit_of_aikido.jpg" alt="Yüzyılların Getirdiği Tecrübe, Aikido Ruhu" width="113" height="151" align="left" />Açıkçası aikidoya aikido olduğu için değil üniversiteye ilk girdiğim sene hayatımdaki spor eksikliğini giderme amacıyla başlamıştım. Daha sonraları aikido denilen kavramın bir spordan çok öte, bir tür savaş yöntemi (hatta bazılarının değimiyle savaş sanatı) olduğunu keşfettim. Dışarıdan bakınca oldukça sert, hatta vahsi görülen bu sporun aslında derin bir felsefe barındırdığını ve savası bitirmenin en iyi yolunun onu hiç başlatmamak olduğu fikrini yaymaya çalıştığını gördüm. Bu nokta da aikidoyu benzeri birçok spor dalından keskin bir şekilde ayırmaktadır. Özellikle batı kökenli dövüş sanatlarına baktığımızda, bunların bir felsefe çerçevesinde değil sadece rakibi yok etmek ve yenisine hazır olmaktan ibaret olduğunu görürüz. Ancak aikido, bize aktarıldığı şekliyle, rakiple rakip olmamayı, olunsa bile onu yok etmekten ziyade etkisiz hale getirmeyi hedefler. Tabii ki bu aikidonun yumuşak olduğu anlamına gelmez, aksine en basit görülen teknik bile çok ciddi sakatlıklara yok açabilmektedir. Teknik dışarıda yapıldığı sırada kişi rakibe karsı nefretle dolu olmak yerine sakin, dengeli bir ruh hali içinde olursa bu hem rakip hem de kendisi için faydalı olacaktır, çünkü anlık sinirler kişinin vicdanında tamir edilemeyecek yaralar açabilir.<span id="more-281"></span> İşte aikidoyu özel kılan bu felsefesidir, tabii hocadan öğrenciye aktarıldığı takdirde. Aikidonun bir diğer ilgi çekici yanı da teknikler salonda (dojoda) çalışılırken farklı kişilerle esleşerek, farklı türde insan yapılarının tanınmasıdır. Aikido teknikleri sayesinde insan anatomisi ve farklı iskelet yapıları hakkında bilgi edinmek mümkündür. Aynı zamanda karşınızdaki insana kemiklerinizi un ufak etme sansı vermenizden dolayı karşılıklı güvenin ve hoşgörünün gelişmesi de mümkündür. Nede olsa aikido teknikleri ölümcüldür, özelliklede farkında olmadan karşıdakine yapılan sert bir hareket, umulmadık sakatlıklara yol açabilir. Ancak kulağa oldukça korkutucu gelen bu ihtimal, kişi kendini geliştirdikçe yok olur. Aikido, aynı zamanda ilerlemesi zor bir spordur.</p>
<p>Teknikler zordan kolaya doğru gider. Bu, kişinin bedeni tanıması ve insan vücudunun zayıflıklarını öğrenmesi için gereklidir. İlk başlarda (hatta ilk seneler bile olabilir) spor insana sıkıcı gelecek, diğer benzer sporlarda hızla ilerleyen insanları gördükçe “Ben burada niye oyalanıyorum” düşüncesi insanı saracaktır. Ancak aikido sabır ister ve dendiği gibi sabrın sonu selamettir. Aikido, zor öğrenilen, ancak zevkini aldıktan sonra bırakılmayacak bir spordur. Kısaca toparlamak gerekirse, aikido bir spor olmaktan çok yüzyılların getirdiği tecrübelerle oluşturulmuş bir dövüş sanatıdır. Bu öyle bir sanattır ki kişi öğrendiği tekniklerle bir huzur ortamı da yaratabilir, bir savaş sahnesi de.</p>
<p><em>Yukarıdaki yazı uysal tarafından kaleme alınmıştır.</em></p>
<!-- google_ad_section_end -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
