Seiza: Ruh ve Bedenin Bütünlüğü

Seiza: Ruh ve Beden Bütünlüğüİnsanlar nesillerdir gerek gücü elde etmek, gerek egzersiz yapmak, gerek huzur bulmak ve gerekse de hayatta kalmak amacıyla do sanatlarını öğrenmektedirler. Bu do sanatlarının basta gelenlerinden biri de aikidodur. Aikido öğrenmek; irade, azim ve çok çalışma gerektirir. Ancak aikido çalışmak sadece teknik öğrenmek ya da fiziksel olarak pratik yapmaktan ibaret değil, ruh ve bedenin bir arada uyumunu sağlamak, kendi içinde sağladığın iç huzuru, rahatlığı, mutluluğu ve refahı dışarıya yansıtmaktır. Bunun için de Japon kültüründen gelen bir çok gelenek (chanoyu, shakuhachi) ve incelik (seiza, bushi, vb.) vardır. Aikido felsefesini anlamak için bu inceliklerden “seiza” yı anlamak gerekir. Seiza geleneksel Japon sanatlarındaki saygı ve resmiyet durusudur. Budoka ( japon sanatlarında antrenman yapan kişi) ister aikido, ister judo, ister karete do, ister kendo vb. olsun meditasyon için dersin basında ve sonunda seiza seklinde oturur ve bas egerek partnerine ve hocasına selam verir. Seiza sadece savaş sanatlarına özgü bir olgu değil Japon kültürünün de bir parçasıdır. Japonlar chanoyu (çay hazırlarken) yaparken, fue (geleneksel flütleri) ve shakuhachi (dikey bambu flütleri) çalarken, ya da sarkı söylerken (koroda) seiza vaziyetinde otururlar. Seiza iki Çince ekten oluşmaktadır. ‘Sei-’uygun, gerçek manasına gelmekte olup ve kendi basına ‘tadashii’ şeklinde teleffuz edilirken, ‘-za’ oturuş vaziyeti manasına gelir ve bir çatı altındaki platformda oturmayı ifade eden bir yazım şekli vardır. Özellikle Edo (1600-1868) zamanında seiza tatami hasır sanatlarında Japon kültürünün vazgeçilmez bir parçası oldu. Devamı için »