<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/rss2full.xsl" type="text/xsl" media="screen"?><?xml-stylesheet href="http://feeds.feedburner.com/~d/styles/itemcontent.css" type="text/css" media="screen"?><rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:feedburner="http://rssnamespace.org/feedburner/ext/1.0" version="2.0">

<channel>
	<title>Aikido Teknikleri, Aikido Dojoları</title>
	
	<link>http://www.aikidoteknikleri.com</link>
	<description>Anlatımlı aikido; jo,bokken ve el teknikleri ile beraber eğitimleri, felsefesi, seminerleri ve dojoları hakkında temel bilgiler içermektedir.</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 05:50:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<atom10:link xmlns:atom10="http://www.w3.org/2005/Atom" rel="self" href="http://feeds.feedburner.com/AikidoTeknikleri" type="application/rss+xml" /><item>
		<title>Toshiro Suga Sensei İstanbul Semineri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287846/toshiro-suga.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/toshiro-suga.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2008 02:33:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Seminerleri]]></category>

		<category><![CDATA[istanbul aikido seminerleri]]></category>

		<category><![CDATA[mustafa aygün]]></category>

		<category><![CDATA[mustafa aygün hoca]]></category>

		<category><![CDATA[Toshiro Suga]]></category>

		<category><![CDATA[United Aikido Organisation]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=292</guid>
		<description><![CDATA[
Toshirō Suga Sensei (7.dan) United Aikido Organisation ( UAO ) davetlisi olarak 28-29-30 kasım 2008 tarihleri arasında UAO´nun suadiye dojosunda seminer verecektir.Tüm seviyelerdeki aikidokalara açık olan bu seminere katılım ücretlidir. Detaylı bilgiyi info@aikidoturkey.org e-posta aracılığı ie alabilirsiniz.
Toshirō Suga Sensei Kimdir;
22 Ağustos 1950 yılında japonyada doğan Toshirō sensei, 15 yaşında Tokyo polis akademisinde judoya başladı, 17 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double;" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/toshiro_suga.jpg" alt="Toshiro Suga Sensei" width="113" height="170" align="left" /></p>
<p style="text-align: justify;">Toshirō Suga Sensei (7.dan) United Aikido Organisation ( UAO ) davetlisi olarak 28-29-30 kasım 2008 tarihleri arasında UAO´nun suadiye dojosunda seminer verecektir.Tüm seviyelerdeki aikidokalara açık olan bu seminere katılım ücretlidir. Detaylı bilgiyi info@aikidoturkey.org e-posta aracılığı ie alabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Toshirō Suga Sensei Kimdir;<br />
</strong>22 Ağustos 1950 yılında japonyada doğan Toshirō sensei, 15 yaşında Tokyo polis akademisinde judoya başladı, 17 yaşında babasının tavsiyesi üzerine Tokyo&#8217;da bulunan Aikikai Hombu Dojo&#8217;da Aikido eğitimine başladı.O&#8217;sensei Morihei Ueshiba ve Morihiro Saito sensei&#8217;den dersler aldı. Ayrıca Mitsugi Saotome, Akira Tohei, Yasuo Kobayashi, Tohei Koichi, Kisshōmaru Ueshiba ve Morihiro Saito gibi japon aikido ustalarıyla çalıştı. Sinema&#8217;da kısa bir kariyer yapan Toshirō sensei, 1979 yapımı &#8220;<em>James Bond: Moonraker (Ay Harekatı)</em>&#8221; filminde chang karakterini canlandırdı.Uzun yıllar Kanada polis kuvvetlerinde dersler verdi.<span id="more-292"></span> </p>
<p><!-- adman --><br />
1971 yılında Fransaya taşınan Toshirō sensei, burada Nobuyoshi Tamura sensei ile tanışarak FFAB organizasyonu bünysinde çalışmaya başladı. Şuanda Aikikai den 7.dan olan Toshirō sensei, kendi dojosunda dersler vermekte ve her yıl dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen seminerlere katılmaktadır. (Kaynak <a title="Toshiro Suga Sensei" rel="nofollow" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Toshiro_Suga" target="_blank">Wikipedia</a>)</p>
<p style="text-align: justify;">Toshirō Suga Sensei&#8217;in rol aldığı &#8220;<strong>James Bond: Moonraker (Ay Harekatı)</strong>&#8221; filmindeki sahnesi. <br />
<a href="http://www.aikidoteknikleri.com/toshiro-suga.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p style="text-align: justify;">Toshirō Suga Sensei <strong>Iriminage</strong><br />
<a href="http://www.aikidoteknikleri.com/toshiro-suga.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287846" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/toshiro-suga.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/toshiro-suga.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Yüzyılların Getirdiği Tecrübe</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287848/aikido-tecrubesi.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Nov 2008 10:40:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido ruhu]]></category>

		<category><![CDATA[aikido tecrübesi]]></category>

		<category><![CDATA[aikido yazısı]]></category>

		<category><![CDATA[aikidocular]]></category>

		<category><![CDATA[aikidokalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Açıkçası aikidoya aikido olduğu için değil üniversiteye ilk girdiğim sene hayatımdaki spor eksikliğini giderme amacıyla başlamıştım. Daha sonraları aikido denilen kavramın bir spordan çok öte, bir tür savaş yöntemi (hatta bazılarının değimiyle savaş sanatı) olduğunu keşfettim. Dışarıdan bakınca oldukça sert, hatta vahsi görülen bu sporun aslında derin bir felsefe barındırdığını ve savası bitirmenin en iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double;" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/the_spirit_of_aikido.jpg" alt="Yüzyılların Getirdiği Tecrübe, Aikido Ruhu" width="113" height="151" align="left" />Açıkçası aikidoya aikido olduğu için değil üniversiteye ilk girdiğim sene hayatımdaki spor eksikliğini giderme amacıyla başlamıştım. Daha sonraları aikido denilen kavramın bir spordan çok öte, bir tür savaş yöntemi (hatta bazılarının değimiyle savaş sanatı) olduğunu keşfettim. Dışarıdan bakınca oldukça sert, hatta vahsi görülen bu sporun aslında derin bir felsefe barındırdığını ve savası bitirmenin en iyi yolunun onu hiç başlatmamak olduğu fikrini yaymaya çalıştığını gördüm. Bu nokta da aikidoyu benzeri birçok spor dalından keskin bir şekilde ayırmaktadır. Özellikle batı kökenli dövüş sanatlarına baktığımızda, bunların bir felsefe çerçevesinde değil sadece rakibi yok etmek ve yenisine hazır olmaktan ibaret olduğunu görürüz. Ancak aikido, bize aktarıldığı şekliyle, rakiple rakip olmamayı, olunsa bile onu yok etmekten ziyade etkisiz hale getirmeyi hedefler. Tabii ki bu aikidonun yumuşak olduğu anlamına gelmez, aksine en basit görülen teknik bile çok ciddi sakatlıklara yok açabilmektedir. Teknik dışarıda yapıldığı sırada kişi rakibe karsı nefretle dolu olmak yerine sakin, dengeli bir ruh hali içinde olursa bu hem rakip hem de kendisi için faydalı olacaktır, çünkü anlık sinirler kişinin vicdanında tamir edilemeyecek yaralar açabilir.<span id="more-281"></span> İşte aikidoyu özel kılan bu felsefesidir, tabii hocadan öğrenciye aktarıldığı takdirde. Aikidonun bir diğer ilgi çekici yanı da teknikler salonda (dojoda) çalışılırken farklı kişilerle esleşerek, farklı türde insan yapılarının tanınmasıdır. Aikido teknikleri sayesinde insan anatomisi ve farklı iskelet yapıları hakkında bilgi edinmek mümkündür. Aynı zamanda karşınızdaki insana kemiklerinizi un ufak etme sansı vermenizden dolayı karşılıklı güvenin ve hoşgörünün gelişmesi de mümkündür. Nede olsa aikido teknikleri ölümcüldür, özelliklede farkında olmadan karşıdakine yapılan sert bir hareket, umulmadık sakatlıklara yol açabilir. Ancak kulağa oldukça korkutucu gelen bu ihtimal, kişi kendini geliştirdikçe yok olur. Aikido, aynı zamanda ilerlemesi zor bir spordur.</p>
<p>Teknikler zordan kolaya doğru gider. Bu, kişinin bedeni tanıması ve insan vücudunun zayıflıklarını öğrenmesi için gereklidir. İlk başlarda (hatta ilk seneler bile olabilir) spor insana sıkıcı gelecek, diğer benzer sporlarda hızla ilerleyen insanları gördükçe “Ben burada niye oyalanıyorum” düşüncesi insanı saracaktır. Ancak aikido sabır ister ve dendiği gibi sabrın sonu selamettir. Aikido, zor öğrenilen, ancak zevkini aldıktan sonra bırakılmayacak bir spordur. Kısaca toparlamak gerekirse, aikido bir spor olmaktan çok yüzyılların getirdiği tecrübelerle oluşturulmuş bir dövüş sanatıdır. Bu öyle bir sanattır ki kişi öğrendiği tekniklerle bir huzur ortamı da yaratabilir, bir savaş sahnesi de.</p>
<p><em>Yukarıdaki yazı uysal tarafından kaleme alınmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287848" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/aikido-tecrubesi.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Nebi Vural Sensei İstanbul Semineri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287849/nebi-vural-semineri.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/nebi-vural-semineri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2008 22:15:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Seminerleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido dernekleri]]></category>

		<category><![CDATA[avrasya aikido organizasyonu]]></category>

		<category><![CDATA[nebi vural istanbul]]></category>

		<category><![CDATA[nebi vural kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=263</guid>
		<description><![CDATA[Nebi vural sensei 7-9 kasım 2008 tarihleri arasında İstanbul&#8217;da seminer verecektir.Seminere tüm aikidokalar davetlidir.Seminer ile ilgili yayımlanan bildiri aşağıdaki gibidir.
Tarih: 7 Kasım 2008 Cuma, saat 19:30-21:00
(Sadece Siyah Kuşaklar için)
Adres: Polis Moral Eğitim Merkezi Çırağan Sarayı Karşısı, Beşiktaş.
Tarih: 8 Kasım 2008 Cumartesi saat 10:00-12:00, 15:00-17:00 ve
9 Kasım 2008 Pazar saat 10:00-12:00  (her seviyeye açık)
Adres : Boğaziçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/nebi_vural_sensei2.jpg" alt="Nebi Vural Sensei" width="151" height="113" align="left" />Nebi vural sensei <span style="text-decoration: line-through;">7-9 kasım 2008</span> tarihleri arasında İstanbul&#8217;da seminer verecektir.Seminere tüm aikidokalar davetlidir.Seminer ile ilgili yayımlanan bildiri aşağıdaki gibidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarih:<span style="text-decoration: line-through;"> 7 Kasım 2008 Cuma, saat 19:30-21:00</span><br />
(<span style="text-decoration: underline;">Sadece Siyah Kuşaklar için</span>)<br />
Adres: Polis Moral Eğitim Merkezi Çırağan Sarayı Karşısı, Beşiktaş.<br />
Tarih: <span style="text-decoration: line-through;">8 Kasım 2008 Cumartesi saat 10:00-12:00, 15:00-17:00 ve<br />
9 Kasım 2008 Pazar saat 10:00-12:00</span>  (her seviyeye açık)<br />
Adres : <a title="Boğaziçi universitesi kampus haritası" href="http://www.boun.edu.tr/map/kampus_haritalari_k.html" target="_self">Boğaziçi üniversitesi Güney kampüs</a>, Dodge hall binası spor salonu (orta kantin, tiyatro ve spor kurulunun olduğu binada basketbol sahası)<span id="more-263"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Detaylı bilgi veya sorularınız için organisazyon sorumlusu Sayın Mustafa Nemli ile irtibata geçiniz.Telefon (0532) 790 76 48, E-posta: mustafaiki@hotmail.com</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nebi Vural Sensei;</strong> 29 Eylül 1951 de Ardahanın Çıldır ilçesinde doğdu. 15 yaşında savaş sanatları çalışmaya başladı, 1973 yılında <a title="Nobuyoshi Tamura" rel="nofollow" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nobuyoshi_Tamura" target="_blank">Nobuyoshi TAMURA</a> Sensei ile birlikte Aikido çalışmaya başladı. 26 senedir fransada yaşayan Nebi vural, FFAB’de CEN(Charge D’enseignement National) ve Avrasya Aikido Organizasyonu’nun Teknik Direktörlüğü görevlerini sürdürmektedir. Her ay bir kez Fransa dışında farklı birçok ülkede dersler veren Nebi Vural Sensei, haftada iki gün kendi Blois Dojo’sunda eğitim vermektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Nebi Vural Sensei&#8217;in Video Görüntüleri</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.aikidoteknikleri.com/nebi-vural-semineri.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.aikidoteknikleri.com/nebi-vural-semineri.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287849" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/nebi-vural-semineri.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/nebi-vural-semineri.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>ikam Yoon Sensei Semineri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287850/ikam-yoon.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/ikam-yoon.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2008 21:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Seminerleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido istanbul seminer]]></category>

		<category><![CDATA[aikido izmir semineri]]></category>

		<category><![CDATA[ali san sensei]]></category>

		<category><![CDATA[ali uludağ]]></category>

		<category><![CDATA[yoon sensei]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[Kore Aikido Federasyon başkanı ik-am Yoon Sensei (6.Dan) Aikikai Aikido Türkiye organizasyonu çerçevesinde Ali san Sensei’in davetlisi olarak 27-28 Ekim 2008 günlerinde Alsancak/İzmir özel Tevfik Fikret lisesi kapalı spor salonunda ve 01-02 Kasım 2008 Saat: 13:00 ile 15:00 arası İstanbul, İ.T.Ü. Maslak Kampüsü Spor salonunda Seminer verecektir.Seminere katılım ücretli olup tüm aikidokalar davetlidir.
Yoon Sensei İzmir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/yoon-sensei.jpg" alt="Ikam Yoon Sensei" width="151" height="113" align="left" />Kore Aikido Federasyon başkanı ik-am Yoon Sensei (6.Dan) Aikikai Aikido Türkiye organizasyonu çerçevesinde Ali san Sensei’in davetlisi olarak <span style="text-decoration: line-through;">27-28 Ekim 2008</span> günlerinde Alsancak/İzmir özel Tevfik Fikret lisesi kapalı spor salonunda ve <span style="text-decoration: line-through;">01-02 Kasım 2008</span> Saat: <span style="text-decoration: line-through;">13:00 ile 15:00</span> arası İstanbul, İ.T.Ü. Maslak Kampüsü Spor salonunda Seminer verecektir.Seminere katılım ücretli olup tüm aikidokalar davetlidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yoon Sensei İzmir semineri:<br />
</strong>Tarih : <span style="text-decoration: line-through;">27-28 Ekim 2008</span><br />
Adres : Özel Tevfik Fikret Lisesi Kapalı Spor Salonu – Alsancak – İzmir<br />
İletişim: Tolga Hoca : Gsm: (0532) 576 40 60 / Gsm: (0555) 702 14 40<br />
E-posta : info@izmiraikido.com <span id="more-261"></span></p>
<p><strong>Yoon Sensei İstanbul semineri:</strong><br />
Tarih : <span style="text-decoration: line-through;">01-02 Kasım 2008</span><br />
Adres: İTÜ Maslak Kampüsü Spor salonu/ Maslak - İstanbul<br />
İletişim: Aikikai Aikido Turkey istanbul merkez dojo, Tel: (0212) 543 36 45<br />
E-posta: info@aikidoturkey.com</p>
<p>Ayrıntılı bilgi ve seminer ücreti hakkında bilgi almak için dojoların iletişim adreslerini kullanabilirsiniz .</p>
<p style="text-align: justify;"><a title="Kore Aikido Federasyonu web sitesi" rel="nofollow" href="http://aikido.co.kr/english/index.php3" target="_blank">Kore Aikido Federasyonu web sitesi</a></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287850" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/ikam-yoon.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/ikam-yoon.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Aikido Ve Yaşamdaki Yeri</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287851/yasamdaki-yeri.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/yasamdaki-yeri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Oct 2008 23:26:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido life]]></category>

		<category><![CDATA[aikido ve hayat]]></category>

		<category><![CDATA[aikido ve insan]]></category>

		<category><![CDATA[yaşam için aikido]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[Aikido, tekrarla öğrenmeye dayalı tekniklerden oluşan bir uzak doğu savaş sanatıdır. Aikido yapan kişi (aikidoka) farklı nedenlerle aikido yapıyor olabilir. Fiziksel bir çatışma sırasında kendini savunmak, bedenini formda tutmak gibi amaçlarla başlasa bile kişi, zaman içinde aikidonun diğer katmanlarını ve açılımlarını fark edecektir. Uzak doğu sanatları uzak doğu felsefelerinin etkisiyle yapan kişinin her zaman mükemmele [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: 9px double #cccccc" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido-book2.jpg" alt="Aikido Ve Yaşamdaki Yeri" width="117" height="131" align="left" />Aikido, tekrarla öğrenmeye dayalı tekniklerden oluşan bir uzak doğu savaş sanatıdır. Aikido yapan kişi (aikidoka) farklı nedenlerle aikido yapıyor olabilir. Fiziksel bir çatışma sırasında kendini savunmak, bedenini formda tutmak gibi amaçlarla başlasa bile kişi, zaman içinde aikidonun diğer katmanlarını ve açılımlarını fark edecektir. Uzak doğu sanatları uzak doğu felsefelerinin etkisiyle yapan kişinin her zaman mükemmele ulaşmaya çalıştığı sanatlardır. Bu sanatlar ikebana veya chaji gibi günlük yaşama dayalı olabildiği gibi, judo veya aikido gibi savaş öğretilerine dayalı sanatlar da olabilir. Tüm uzak doğu sanatlarında amaç mükemmele yaklaşmaktır. Aikidoka da yoluna bu amaçla çıkar. Aikidokanın amacı, çalıştığı savunma sanatını mükemmele götürebilmektir. Öğrendiği teknikleri daha estetik, daha ahenkli kılmaya çalışır. Sanatında ilerledikçe hareketleri daha akıcı, estetik ve göz alıcı hale gelecektir. Fizik kanunlarının insan vücuduna zorladığı sınırlar ve hareketler aikido teknikleriyle bire bir uyum içinde olduğundan, aikidoka tekniklerini geliştirdikçe doğanın estetiğine daha da yaklaşacaktır. Teknikler geliştikçe aikido, aikidoka için bir çeşit meditasyon, bir arınma yöntemi olacaktır. Aikido, doğası gereği bir savaş sanatıdır. insanın savaşçı güdüleri üzerinde çalışmayı hedefler. <span id="more-253"></span>İnsan besin zincirinde bir avcı olarak bulunduğundan saldırgan, vahşi bir yapıya sahiptir. Aikidoka, bu vahşi yapısının yerleşik toplumla ve kendi bilinciyle uyumsuzluk içinde olduğunu bildiğinden, sanatıyla ruhunu disipline etmeyi amaçlar. Savaşçı eğitimi alarak, hareketlerindeki ve davranışlarındaki vahşeti dizginler. Ne zaman ve ne için savaşması gerektiğini, ne zaman savaştan kaçınacağını öğrenir. Bu yolla etrafında kendisinden ve başkalarından kaynaklanabilecek hasarları önlemeye çalışır. Aikido çalışmaları, aikidokaların karşılıklı teknik uygulamalarıyla yapılır. Bu yüzden aikido için karşıdaki kişi (uke) ile uyumlu çalışmak esastır. Tekniği uygularken gösterilen özen ve ustalık ukeden de beklenir. Böylece çalışan iki aikidoka, beraber uyumlu hareket etmeyi ve beraber düşünmeyi öğrenir. Farklı ukelerle teknik çalışarak aikidoka, etrafındaki insanları anlamayı, onlarla uyum içinde olmayı ve onlara göre hareket edebilme becerisini edinir. Çevresindeki insanlara uyumla başlayan süreç; tüm çevresiyle ve çevresinden ona yansıyan bu uyum sonucunda kendisiyle uyum içinde olmasını sağlar. Mükemmele ulaşmak isteyen insan, bunu asla başaramayacağının farkına vardığı zaman ilerleme göstermiş demektir; asıl amaç mükemmele ulaşmak değil, mükemmele yaklaşmaktır. Aikido da bu nedenle asla bitmeyecek bir süreçtir. Aikidoka, tekniklerinde mükemmele ulaşmaya çalışırken, her zaman atacağı bir adım daha olduğunun farkındadır. Aikidokanın ilerlediği yolun sonu yoktur, varabileceği mutlak bir yer yoktur ve ancak bunu fark ettiği zaman aikidokanın gerçek yolculuğu başlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yukarıdaki yazı Onur Ereren tarafından yazılmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287851" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/yasamdaki-yeri.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/yasamdaki-yeri.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Aikido’da Uyum</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287853/uyumlu-olmak.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/uyumlu-olmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2008 05:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido gücü]]></category>

		<category><![CDATA[aikido uyum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[Morihei Ueshiba dâhil pek çok insanın içinde değişik anlamlar kazanmış olan Aikido, daha işin başında olduğumdan dolayı bana ağırlıkla fiziksel anlamda hitap etmekte. Diğer savaş sanatlarında farklı olarak Aikido, daha az şiddet içeren , denge ve benim tam olarak beceremediğim sey olan uyumu baz alan, olası bir saldırı anında 5-6 saniye geçmeden son bulan teknikler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido_uyum.gif" alt="Aikido'da Uyum" width="151" height="117" align="left" />Morihei Ueshiba dâhil pek çok insanın içinde değişik anlamlar kazanmış olan Aikido, daha işin başında olduğumdan dolayı bana ağırlıkla fiziksel anlamda hitap etmekte. Diğer savaş sanatlarında farklı olarak Aikido, daha az şiddet içeren , denge ve benim tam olarak beceremediğim sey olan uyumu baz alan, olası bir saldırı anında 5-6 saniye geçmeden son bulan teknikler içermekte. Yapılan teknikler daha çok burkma ve fırlatma hareketleriyle kendini etkili kılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle derse katılmaya başladığım ilk günler garipsediğim bazı hareketlere daha yeni yeni alışmaya başladığımı fark ettim. Örneğin ısınma hareketlerinin bir parçası sayılan Kokyu-ho (nefes egzersizi olarak kullanılır) ya da Japonca karsılıgı ‘Düşünme!’ olan Mokuso (kendisi başlı başına bir teknik sayılıyor) zamanla alışılacak teknikler olup ve antrenmanların temel hareketlerinden bazıları. Özellikle Mokuso beyindeki düşüncelerden arınıp kendini sadece çevrede olup bitene yoğunlaştırmanın bir yolu olarak kullanılıyor. Derslerde gözlemlediğim kadarıyla kafam dolu olduğu zamanlarda teknikleri yanlış yapma veya sakatlanma riskiyle (belki de sadece sakatlanmayla) karşı karşıya kaldığımı fark ettim.<span id="more-220"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aikido’nun üzerinde durduğu bir diğer unsur ise disiplin. Bir tekniğin refleks halini alıp etkin bir biçimde kullanılması için en az 1500 tekrarı gerekiyormuş. Aikido’da beynin her iki tarafını da eşit şekilde kullanmak gerektiğinden bu sayı 3000’e çıkıyor. Ayrıca bunun da yeterli olmadıgı, öğrenilen her şeyde olduğu gibi zaman zaman tekrar edilmesi gerekiyor. Pek çok Japon kültür öğesinde görülen zıtlıklar Aikido’da da bulunuyor. Derslerde dizilişten ayağa kalkış sırasına kadar hiyerarşi söz konusu. Fakat aynı zamanda bütün ukelerin birbirine eşit ve saygılı davranması gerekiyor. Bunun yanında teknikler yapılırken ukenin baskı hissetmeden pes etmemesi, fakat gereksiz yere de mücadele etmemesi gerekiyor. Bu da ancak her iki tarafın da tekniğin tam olarak nereye ve ne şiddette uygulandığında baskı yaratacağını bilmesiyle oluyor. Böylece uke ve tori hem acıya biraz daha alışkanlık kazanıyor hem de tekniği öğrenmiş oluyor. Tabi bütün bunları yaparken konsantrasyonunuzu tamamen yapılan tekniğe yoğunlaştırmanız gerekiyor; yoksa benim gibi birkaç kez gereksiz yere geçici sakatlanmalar<br />
yaşayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Anlattığım gibi Aikido şu anda bana genel olarak fiziksel açıdan hitap ediyor. içindeki felsefeyi anlamak için daha çok yolum olduğunu ve su anki düşüncelerimin zaman geçtikçe aynı kalmayacağını Ueshiba’nın “Ne zaman hareket etsem o Aikido’dur.” sözü destekliyor. Şu anda öğrendiğim tekniklerin daha emekleme devrelerinde olduğunun bilinciyle gidebildiğim yere kadar girmeyi düşünüyorum. Umarım bir gün manevi olarak da Aikido’dan yararlanabilirim.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yukarıdaki yazı Işıhan Paşaoğlu tarafından yazılmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287853" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/uyumlu-olmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/uyumlu-olmak.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Do (Yol)</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287854/do.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/do.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2008 14:10:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[aikido yolu]]></category>

		<category><![CDATA[dojo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Savaş sanatlarının ve hatta birtakım geleneksel sanatların adları sonlarına adeta “soyadı” gibi eklenen “do” kelimesi, aslında bu sanatların bizatihi ruhunu da oluşturmaktadır. Öyle ki “do” ruhuna sahip olmayan dolayısıyla savaş sanatı olarak nitelendirilemeyecek hale gelmiş olan dövüş sporları (teknikleri), hiçbir ruhi gelişimi öngörmemekte hatta insanı özünden daha da çok uzaklaştırmakta, kişiyi gücünün ve egosunun esiri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/do_the_way.jpg" alt="Do (Yol)" width="151" height="125" align="left" />Savaş sanatlarının ve hatta birtakım geleneksel sanatların adları sonlarına adeta “soyadı” gibi eklenen “do” kelimesi, aslında bu sanatların bizatihi ruhunu da oluşturmaktadır. Öyle ki “do” ruhuna sahip olmayan dolayısıyla savaş sanatı olarak nitelendirilemeyecek hale gelmiş olan dövüş sporları (teknikleri), hiçbir ruhi gelişimi öngörmemekte hatta insanı özünden daha da çok uzaklaştırmakta, kişiyi gücünün ve egosunun esiri haline getirerek ait olduğu evrenle uyumunu tamamen kaybetmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda uzak doğu kökenli savaş sanatlarına kimlik vermiş olan “do” felsefesinin özellikle bu sanatlarla ilgilenen kişiler tarafından çok iyi anlaşılması gerekmektedir. Kendo, aikido, judo, karate-do, taekwondo ve kyudo (okçuluk); “Budo” yani “savaş sanatları” adı altında toplanan temel “do” disiplinleridir. Zen ve Budo ustası Taisen Deshimaru’nun da önemle altını çizdiği gibi budo dışında, çay töreni yani “chado”, çiçek düzenleme sanatı (ikebana) “kado”, yazı sanatı (kaligrafi) “shodo” gibi geleneksel ve soylu sanatlarda orijinal isimlerinden anlaşılacağı gibi “do” öğretisini benimsemiş sanatlardır. <span id="more-169"></span> Bu çeşitlenme bile “do” felsefesinin insan hayatıyla ne denli iç içe olduğunun güçlü bir göstergesidir. Do felsefesinin gelişimini inceleyecek olursak çıkış noktasının Budist rahiplerine ve kung-fu savaş sanatına dayandığını görürüz. Şöyle ki : “Budist rahipler, manastırlarını hırsızlardan ve çeşitli diğer saldırılardan korumak amacıyla bir savaş sanatı ortaya çıkardılar. Hiçbir canlıya zarar vermemek “Buda ” felsefesinin temel taslarındandır. Budist rahipler, insanlara gösterdikleri saygının aynısını hayvanlara da gösteriyorlardı. Saygı gösterdikleri bu hayvanların düşmanlarına karşı kendilerini ustalıkla savunmaları “Kung-fu” adını verdikleri bu savas sanatının ortaya çıkartılmasında ilham kaynağı olmuştur. Kung-fu öyle bir savaş sanatıydı ki, vücudun hassas noktaları hedef alındığında tekniği uygulayan kişinin tek bir darbesi bile öldürücü olabiliyordu. Dolayısıyla böylesi bir savaş sanatının disiplin ve kontrol altında tutulması gerekiyordu. Aksi takdirde önü alınamaz olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Budist rahipler bu kontrol mekanizmasını oluşturmak adına Buda’nın fiziksel ve ruhsal kontrol yolunu kung-fu’ya uyguladılar. Daha sonra geliştirilen savaş sanatları da bu felsefeyi izleyerek adlarının sonuna “yol” anlamına gelen “do” kelimesini eklediler.”  Zaman içerisinde aikido, judo, karate do gibi savaş sanatlarının geliştirilip yaygınlaştırılmasıyla do felsefesi de salt Budist rahiplerin benimsedikleri bir öğreti olmaktan çıkıp evrensel bir nitelik kazanmıştır. Do öğretisinin ilkeleri yakından incelendiğinde de bu evrensel niteliği özünde taşıdığı açıkça görülebilir. Öyle ki; dünya üzerinde var olan tüm inanç sistemlerinde yer alan “erdemli insan olma” çabası do felsefesinin temelini oluşturmaktadır. Bu bakımdan do öğretisi bir etnik grup, millet ya da dinin aidiyetinde olmayıp evrensel niteliktedir. “Bu gün dünya üzerinde yaklaşık olarak- kendo çalışan on iki milyon, judo çalışan altı milyon, karate do çalışan beş milyon, aikido çalışan bir milyon ve kyudo (okçuluk) çalışan ikiyüzbin insan bulunmaktadır.” (Deshimaru, T. Savaş Sanatlarında Zen Yolu). Bu rakamlar do öğretisinin kazandığı evrensel niteliğin boyutlarını ifade etmesi açısından önemli bir göstergedir. Etimolojik (kelime kökeni) açıdan “do” sözcüğünü incelediğimizde, daha önce de belirtildiği gibi sözlük anlamı olarak “yol” karşılığına ulaşırız. Peki, bu yolun niteliği nedir? Japoncada “Do”nun iki yönlü anlamı vardır. Biri bir uzaklık, gidilecek bir yol olarak ele alınır ve Türkçede “mesafe”, İngilizcede “road” olarak ifadesini bulur. Diğer anlamı ise tarz, teknik, öğreti gibi kavramları karşılamakla birlikte Türkçe’de “yordam” ve İngilizcede de “way” kelimesi ile karşılığını bulur. (Uzakdoğulu budo ustalarının eserlerinde sıklıkla batılı örgenciler tarafından do kavramının tam olarak anlaşılamadığını ifade etmelerinden ötürü, anlayabildiğimiz ölçüde kelimenin İngilizce karşılıklarına da çalışmamızda yer vermeyi uygun gördük.) Ancak Budo’da bu kelime her iki anlamı birden karsılar. “Do, hem izlenecek yöntemi hem de özelde bir teknik üzerinde genelde de tüm sanat üzerinde adanacak zamanı vurgulamak için aynı anda kullanılır.” (Deshimaru, T. Savas Sanatlarında Zen Yolu)</p>
<p style="text-align: justify;">Do kavramının sözlük anlamlarının ötesinde, ancak üzerinde yıllar boyu, düşünülerek keşfedilecek daha pek çok anlam gizlediği açıktır. Bununla birlikte “do” kelimesi genel olarak tek basına değil, asıl ifadesini bulduğu bir başka kelime ile birlikte karsımıza çıkar. Bu kelimeler genel olarak budo sanatları ve “bushido”dur. Bushido kelimesi “savaşçının yolu” anlamına gelmektedir ancak kelime derinlemesine incelendiğinde “bu” kelimesinin aynı zamanda ‘kılıcı durdurmak, savası bırakmak” anlamına geldiği görülür ki bu durum “do” felsefesinin aikido’da daha çok karsımıza çıkan “tüm evren ile uyum içinde olmak” öğretisiyle tam bir paralellik arz eder. Do, kişisel farkındalık, yaratıcılık ve doğa ile uyum içinde olmakla elde edilen bir gücün yoludur. Belli teknikler aracılığı ile içimizdeki ve tüm evrendeki ilâhi yasam enerjisi ile uyumlanma yoludur. Asıl amaç mücadele etmek değil, kişinin özüne hâkim olarak evrendeki uyuma katılması ve bu sayede dünyaya da huzur getirmesidir. Ayrıca do öğretisi kişiye, sadeliği ve içsel kontrolü, anın farkında olmayı ve ölümle karşılaşıldığında dahi sükûneti kaybetmemeyi öğretir. Zira ölüm insanoğlunun her an karsısına çıkabilecek kaçınılmaz bir gerçektir. Bu anlamda do öğretisi insana, ölümle dahi uyum içinde olmayı, anın farkında olmayı, içinde bulunulan zamanı en iyi biçimde kullanmayı ve yapılan is ne olursa olsun basit bir temizlik işlemi bile olsa- mükemmel yapmayı öğütler. Do yolcusu için dün ve yarın ikinci plandaki kavramlardır; aslolan ‘simdi ve buradadır. Hakkı verilmesi gereken de hayatın bu parçasıdır. Usta Taisen Deshimaru, bu gerçeği su sözleriyle çarpıcı bir şekilde ifade etmiştir: “Saçların alev almışçasına her ana odaklanmalı ve kendini ona adamalısın.”</p>
<p style="text-align: justify;">Do öğretisinin temel ilkelerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ONUR :</strong> Gerçek bir “do” yolcusunun onurunun bir tek yargıcı vardır; o da kendisidir. Aldığınız kararlar ve sonuçları, gerçekte kim olduğunuzun yansımasıdır. Kendinizden saklanamazsınız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SADAKAT</strong> : Bir şey&#8221; gerçekleştiren ya da &#8220;bir şey&#8221; söylemiş olan “do” yolcusu o “şeyin&#8221; ve beraberindeki tüm sonuçların sahibi ve sorumlusu olduğunu bilir. Bir Samuray ilişkide olduğu kişilere karsı son derece sadıktır; ölümlerinde bile&#8230; Sorumlu olduğu kişilerden sonuna kadar sorumludur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>NEZAKET : </strong>Bir ‘do’ öğrencisi, düşmanlarına bile naziktir. Bu belirgin saygı gösterisi olmazsa hayvandan bir farkımız kalmaz. Bir Samuray sadece savaştaki gücünden dolayı saygı görmez, başka insanlara tavrından dolayı da saygı görür. Bir Samuray&#8217;ın gerçek gücü, zor dönemlerde ortaya çıkacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAHRAMAN CESARET</strong> : “Harekete geçmekten korkan insan yığınları arasında yükselin. Kabuğuna çekilmiş bir kaplumbağa gibi yasamak, yasamak değildir. Bir Samurayda kahraman cesareti olmalı. Bu hayat kesinlikle riskli ve tehlikelidir. Hayatı dolu dolu, eksiksiz, muhteşem yaşa, kahraman cesareti kör değildir. Zeki ve de güçlüdür. “</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ŞEFKAT</strong> : Bir ‘do’ yolcusunda aldığı eğitimin sonucunda herkesin iyiliği için kullanılması gereken bir güç gelişir. Sefkâtlidirler. Her fırsatta insanlara yardım ederler. Fırsat çıkmadığında ise bir tane bulabilmek için yollarını uzatırlar. Çünkü amaç saf insan haline geri dönüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DÜRÜSTLÜK ve ADALET : </strong>“Herkesle ilişkilerinde kesin bir dürüstlük sergile. Adalete inan, sadece sana yönelik olan adalete değil, içinden gelen adalete de. Gerçek Samuray için dürüstlük ve adaletin gri tonları yoktur. Doğruluktan ayrılmanın boyutu olamaz.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TAM BİR İÇTENLİK : </strong>“Bir samuray hayatının her döneminde tam bir içtenlikle hareket eder; inanmadığı şeyleri söylemez ve yapmaz. Yapılması gerektiğine inandığı bir şeyi yapmasını da yaşadığı sürece hiçbir şey engelleyemez. “Do” yolunu seçmiş biri, ruhunu suyun berraklığına ulaştırmak için yaşar.”</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak kesinlikle anlaşılması ve özümsenmesi gerekir ki Do yolu asla kavgadan geçmez, onun yolu zaferin ve yenilginin çok ötesindedir. Kılıcın asıl sırrı, onu kınından hiç çekmemektir. Tüm inanç sistemlerinde bir şekilde yerini almış olan “ölmeden önce ölünüz” fikri ‘do’ nun da temelini oluşturmuştur. İlk ve en önemli düşmanınız egonuzdur; ancak onu öldürdüğünüzde tüm evrenle uyum içinde olmayı başarabilir ve saf bir insan olarak yaşar ve ölürsünüz.</p>
<p> <em>Yukarıdaki yazı Muharrem Samanlı tarafından yazılmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287854" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/do.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/do.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Geleni Saygı İle Selamlamak</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287855/saygi-ile-selamlama.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/saygi-ile-selamlama.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Sep 2008 05:42:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[enerjinden kaçmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=137</guid>
		<description><![CDATA[Usta yazarlara sık sorulan bir sorudur: “Neden yazıyorsunuz?” Bu sorunun cevabını çoğunlukla cevabı veren üstad da bilmez ama muhatabının ısrarı karsısında kâğıt üzerinde güzel duran, kulağa hoş gelen birkaç cümle kurar. Soru zaten anlamsızdır; yazmayan bir insana yöneltilen “neden yazmıyorsun ?” sorusu kadar anlamsız… Bunun gibi sanırım aikidoya başlayan biri de gerçekte neden başladığını bilmez, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido_dan.jpg" alt="Enerjinin Önünden Çekilin" width="151" height="125" align="left" />Usta yazarlara sık sorulan bir sorudur: “Neden yazıyorsunuz?” Bu sorunun cevabını çoğunlukla cevabı veren üstad da bilmez ama muhatabının ısrarı karsısında kâğıt üzerinde güzel duran, kulağa hoş gelen birkaç cümle kurar. Soru zaten anlamsızdır; yazmayan bir insana yöneltilen “neden yazmıyorsun ?” sorusu kadar anlamsız… Bunun gibi sanırım aikidoya başlayan biri de gerçekte neden başladığını bilmez, en azından ben öyleydim. Belki biraz spor yapma isteği, belki değişik bir şeyler öğrenme merakı ve bunun gibi pek çok görünen sebep. Fakat zaman geçtikçe ve aikido savaş sanatının o akıl almaz sonsuzluğunda bulunca kendimi, bahsettiğim sebeplerin yalnızca beni bu güzel yola iten hoş ayrıntılar olduğunun ve asıl cevabın ise bizatihi aikidonun kendisi olduğunun farkına varmaya başladım. “Neden aikido yapıyorsun?” sorusuna, öyle sanıyorum ki, büyük üstadlar ve hocalarım yalnızca gülümseyerek cevap verirlerdi. Ben ise henüz yolun çok basında bir talebe olduğumdan zihnimde oluşmalarına engel olamadığım pek çok cevaptan bir kaçını hocalarımın affına sığınarak dillendirmeden edemeyeceğim. <span id="more-137"></span>Düşmanınızı size saldırdığı için cezalandırabilme yetisini ve yalnızca insan olduğu için affedebilme yetisini aynı anda kazandıran belki de yegâne sanat aikido… Sadece bu özelliği bile, kanımca, aikidoyu bir aikidoka için vazgeçilmez kılmaya yeter. “Ne gidilecek bir yol, ne uğruna ölünecek bir dost” tadında ağıtların gökyüzünü doldurduğu yirmi birinci yüzyıl ikliminde, “do” gibi bir yol vaat ediyor insana aikido… Ve vaadinin arkasında duruyor; yolunuzu da buluyorsunuz, dostlarınızı da… Önce kendinizle barışıp dost oluyorsunuz sonra etrafınızdaki her türlü varlıkla. Öyle ki yürüdüğünüz yoldan giydiğiniz terliğe kadar her şeyin varlıkları nispetinde bir saygıyı hak ettiğini fısıldayıp duruyor size içinizden bir ses. Oysa hocanız savaşmayı öğretiyor size… Belki de esas güzelliği, asilliği burada gizli aikidonun… Doğru uygulanmış küçük bir teknikle ayaklarınız yerden kesilebiliyor ya da hareketsiz kalıyorsunuz ve fark ediyorsunuz insan olarak aczi yetinizi. Tekniği siz uyguladığınızda insan olarak gücünüzün farkına varıyorsunuz. Bu tezattın öğretisi aikido’nun ruh eğitimi: Bir “hiç”sin ve “her sey”sin; yani “insansın…” Hocanızın gösterdiği ve sizin öğrenmeye çalıştığınız her teknikte “savas” görüntüsünün altında bambaska, derin anlamlar gizli oldugunu her geçen gün biraz daha anlamaya başlıyorsunuz ve hayranlıkla eğiliyorsunuz bu asil sanatın karsısında. “Düşmanınıza başınızla selam vereceksiniz.” sözleriyle açıklamıştı hocam, “nikkyo ura”yı ilk gösterdiğinde. İnsansınız; o halde savaşınız bile zarif ve nazik olmalı. Düşmanının karşısında eğil ki o senden önce ve daha çok eğilsin! Yeryüzü ile barışıp kaynaşmanız ise daha ilk antrenmanda başlıyor ve siz “düşmeyi” öğreniyorsunuz. Dikkat edin düşmemeyi değil, düşmeyi; çünkü insan düşer! Düşmemeyi öğrenemez insan, hangimiz hiç düşmedi hayatın zorlu yollarında? Yaşarken bazen düşecektir insan; kâh ayağı kayacaktır kâh ihanete uğrayacaktır. Bu yüzden onurlu bir şekilde düşmeyi öğrenmelidir insan ve düştüğü yerden kalkmayı… Sağlığım elverdiğince ölene dek aikido yapacağım. Sebeplerini henüz anlayabildiğim kadarıyla anlatmaya çalıştım kırık dökük cümlelerimde. Muhtemelen 15-20 yıl sonra gerçekten bir şeyleri anlamaya başladığımda aikido adına, güleceğim simdi yazdıklarıma. Bu da bir başka seçkinliği aikidonun; ruhunuz ve bedeniniz sürekli gelişiyor yeter ki sabredin. Bu yazdıklarıma gülecek hale gelebilecek kadar sabırlı olmayı umuyorum. Bu sanatı bize kadar getiren ve hal-i hazırda bize aktaran tüm hocalarımı saygıyla selamlıyorum.</p>
<p><em>Yukarıdaki yazı Muharrem Samanlı tarafından yazılmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287855" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/saygi-ile-selamlama.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/saygi-ile-selamlama.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>O’sensei İle Çalışmak</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287857/morihei-ueshiba-ile-calismak.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/morihei-ueshiba-ile-calismak.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 16:08:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[iwamacı aikido]]></category>

		<category><![CDATA[robert frager]]></category>

		<category><![CDATA[terry dobson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Aikido&#8217;ya deniz piyadelerinde Judo ve Karate çalıştıktan sonra başlamıştım. Savaş sanatlarını kuvvet ve sürat temelleri üzerinde algılıyordum. O&#8217;Sensei&#8217;nin yaptıklarına ilk başta büyük bir şüphecilikle yaklaşmaktaydım. Fakat bir noktada duran O&#8217;Sensei&#8217;ye saldırdığımda aniden onu başka bir tarafta bulduğumu gördüm. O&#8217;Sensei&#8217;nin Aikido dojosunda görüp hissettiklerime inanamıyordum. Ama hiçbir zaman doğrudan meydan okumadım O&#8217;Sensei&#8217;ye.
O&#8217;Sensei o akıl almaz gösterisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/osensei_Terry Dobson.jpg" alt="O'sensei Morihei Ueshiba ve Terry Dobson" width="151" height="125" align="left" />&#8220;Aikido&#8217;ya deniz piyadelerinde Judo ve Karate çalıştıktan sonra başlamıştım. Savaş sanatlarını kuvvet ve sürat temelleri üzerinde algılıyordum. O&#8217;Sensei&#8217;nin yaptıklarına ilk başta büyük bir şüphecilikle yaklaşmaktaydım. Fakat bir noktada duran O&#8217;Sensei&#8217;ye saldırdığımda aniden onu başka bir tarafta bulduğumu gördüm. O&#8217;Sensei&#8217;nin Aikido dojosunda görüp hissettiklerime inanamıyordum. Ama hiçbir zaman doğrudan meydan okumadım O&#8217;Sensei&#8217;ye.<br />
O&#8217;Sensei o akıl almaz gösterisinde tek elinde yana açarak tuttuğu bokken&#8217;i (tahta kılıç) öğrencilerine yandan ittirirdi. Gerçek dışı gözükürdü. Bu gösteriden giderek daha çok kuşku duymaya başlamıştım. Çünkü O&#8217;Sensei daima benim haricimdeki öğrencileri çağırıyordu bokken&#8217;i itmek için. Giderek hepsinin O&#8217;Sensei&#8217;nin izleyicilerin gözünü boyamak için sergilediği bir üçkâğıdın parçası olduğunu düşünmeye başlamıştım. Bir gün benimde parçası olduğum başka bir gösteri yapıyorduk. Bundan bokken&#8217;li gösteriye geçildiğinde çağrılmadığım halde bende diğer öğrencilerle beraber koştum, üç öğrenci zaten O&#8217;Sensei&#8217;nin tuttuğu bokken&#8217;i itmekteydi. Bokken&#8217;e değdiğimde azda olsa bir miktar eğileceğine kesinlikle emindim. <span id="more-128"></span>Tüm gücümle bokken&#8217;e abanmama karşı en ufak bir kımıldama dahi olmadı. Duvara yüklensem daha çok hareket ederdi. Masif bir çelik kütlesine çarpma hissi gibiydi. O&#8217;Sensei&#8217;nin bunu nasıl yaptığını asla bilemeyeceğim. O hissi bugün bile hatırlıyorum hayatımdaki en büyük sürprizlerden biri. Bildiğim sadece şu ki, bir insan olarak hayatımdaki bütün deneyimim, bu olayı açıklayabilmekte acizdir.&#8221; (<em><a title="Bkz.Terry Dobson Kimdir?" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Terry_Dobson" target="_blank">TERRY DOBSON</a></em>)</p>
<p>&#8220;Bir keresinde Osaka&#8217;da bir öğrenci antrenman sırasında can vermişti. Bu hiç duyulmamış bir şeydi, ama anlaşılan o ki öğrenci yüksek bir yerden düşüş yaparken boyun üzeri düşmüştü. O&#8217;Sensei&#8217;nin bildiği, hatta gördüğü biri bile değildi. Öğrencinin öldüğü dojo Japonya&#8217;nın öte tarafında, yüzlerce mil uzaklıktaydı. Ama O&#8217;Sensei çok çok üzgündü. Çok üzgün. Sorumluluk hissetmişti. O gün orada eğitim veren kişi büyük ihtimalle O&#8217;Sensei tarafından eğitilmiş biri bile değildi. Fakat O&#8217;Sensei her Aikido minderinde olan biten her şeyin sorumluluğunu taşırdı. Dünyada var olmak hakkında hepimizin hayal edebileceğinin çok ötesinde bir idrakti bu.&#8221;</p>
<p>&#8220;Öğrencilerin Aikido çalışmalarında yetkin seviyeye geldiklerinde ders vermeye başlayabilirlerdi. Bazıları üniversite Aikido klüpleri kurmuşlardı. Böyle gruplar için eğitmenler genelde gasshuku (öğrencilerin beraber yiyip, kalıp, çalışacakları üç dört günlük özel programlar) düzenlerlerdi. Bir keresinde Tomita adında bir öğretmen Iwama dojosunda böyle bir gasshuku düzenlemişti. Geleneğe göre eğer başka bir öğretmenin dojosundaysanız, daha önceden belirli olmasına rağmen yinede çalışma öncesinde öğretmene gider dersi vermek üzere izin istersiniz. Öğretmen yataktan çıkamayacak kadar hasta bile olsa bu beklenirdi. Eğer O&#8217;Sensei&#8217;ninde orada bulunduğu bir sınıfa, özelliklede Iwama dojoda ders vermek üzereyseniz, O&#8217;Sensei&#8217;den müsade istemek için iki iyi sebebiniz vardı: Iwama dojosu sadece O&#8217;Sensei&#8217;nin inşa ettiği bir dojo olmakla kalmayıp, Aikido&#8217;nun kurucusuda oydu. Bu nedenle, eğer O&#8217;Sensei orada ise asla kendisinden müsade almadan Aikido öğretemezdiniz. Eğer o öğretmek istediyse, ders onundu.Tomita, O&#8217;Sensei&#8217;ye gasshuku&#8217;nun sabah dersini vermek isteyip istemediğini sordu. O&#8217;Sensei bu dersi vermediysede, öğrenciler sabah bir kaç saat antreman yaptılar, öğle yemeği yediler ve dojoyu temizlediler. Öğle sonrası dersinin vakti geldiğinde O&#8217;Sensei kestiriyordu. Tomita onu uykusundan uyandırıp izin istemektense, rahatsız etmemeye karar verdi. Hem bu sınıfta sadece kolejli çocuklar vardı ve O&#8217;Sensei lwama&#8217;da kolej çocuklarına öğretme amacıyla bulunmuyordu. Bu nedenle zavallı Tomita devam etti ve dersi başlattı. Sadece bir kaç atış sonrasında O&#8217;Sensei kalkmıştı ve gözlerinden ateş fışkırarak dojoya dalmıştı. Bende O&#8217;Sensei ile Tomita arasında kalmıştım: enerji o kadar yoğunduki tatami minderlerini kaldırıp altına giresim geldi. Bir tayfunun rotası üzerinde bulunmak gibi bir şeydi. O&#8217;Sensei kızgındı ve ben de tam Tomita&#8217;yla arasında bulunuyordum. O&#8217;Sensei reigi (nezaketin), kibar davranmanın, görgünün önemi ve Tomita&#8217;nın O&#8217;Sensei&#8217;den izin istememesinin nasıl bir kabalık ve kötü davranış örneği olduğu hakkında uzun uzadıya konuştu. O&#8217;Sensei daha da ileri giderek, Aikido minderi üzerinde bir gencin ölmesinin sebebinin birilerinin Aikido konusunda doğru tavrı takınmaması olduğunu söyledi. Muhtemelen Aikido sınıfında bir öğrencinin boynu üzeri düşüp ölmesinin ana sebebi, oradaki öğretmenin gerçek Aikido değilde daha çok bir döğüş tekniği öğretiyor olmasıydı. O&#8217;Sensei bana döndü ve ukemi rolü almamı istedi. Hayatımda hiç korkmadığını kadar korkmuştum. Bana bir keresinde bir boğa arenasındayken içeri boğanın salındığında hissettiğimi anımsattı. Eğer O&#8217;Sensei bu öfke ve gücün mertebesini yansıtmak isteseydi, ölmüşüm demekti. Ama beni her zamankinden daha yumuşakça fırlattı. Daha önceki tüm atışlarından daha da hafifti. Bir ara bana baktığında gözlerindeki ifade sanki &#8220;Aikido&#8217;nun hâkimi benim. Bu kendiminde hâkimiyim demektir&#8221; der gibiydi&#8221;. (<em><a title="Bkz.Robert Frager Kimdir?" href="http://en.wikipedia.org/wiki/Robert_Frager" target="_blank">ROBERT FRAGER</a></em>)</p>
<p><em>Yukarıdaki yazılar <a title="Bkz.Susan Perry" rel="nofollow" href="http://www.uludagsozluk.com/k/susan-perry/" target="_blank">Susan Perry</a> tarafından yazılan “<a title="Susan Perry; O'sensei’yi hatırlamak" rel="nofollow" href="http://www.netkitap.com/kitap/74502/o_senseiyi_hatirlamak__aikido_kurucusu_morihei_ueshiba_ile_beraber_yasam_ve_egitim.htm" target="_blank">O&#8217;sensei’yi hatırlamak</a>” adlı kitabından alınmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287857" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/morihei-ueshiba-ile-calismak.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/morihei-ueshiba-ile-calismak.html</feedburner:origLink></item>
		<item>
		<title>Ölmeği Öğreten Mekan; Dojo</title>
		<link>http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~3/460287858/dojo.html</link>
		<comments>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 Aug 2008 16:35:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>seragon</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Aikido Makaleleri]]></category>

		<category><![CDATA[dojo nedir]]></category>

		<category><![CDATA[hombu dojo]]></category>

		<category><![CDATA[iwama dojo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.aikidoteknikleri.com/?p=119</guid>
		<description><![CDATA[Dojo sözcüğünü “yol mekânı” olarak tercüme edebiliriz. Sözcük, öğrencinin, seçtiği sanatın nihai gerçeğine ulaşmaya çalıştığı mekân olarak da tanımlanabilir. Aslında çoğu insanın bu tanımlardan sonra dojo olarak ilk aklına getirdikleri öğrencilerin öğrenmek için bulundukları bir öğretim mekânıdır. Bu tanıma uygun olarak jimnastik salonu, spor salonu, stüdyo veya sınıf gibi ortamlarda da eğitim yapılabildiğine göre Dojo’yu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="border: #cccccc 9px double" src="http://www.aikidoteknikleri.com/images/aikido_dojo.jpg" alt="Aikido Dojo" width="151" height="80" align="left" />Dojo sözcüğünü “yol mekânı” olarak tercüme edebiliriz. Sözcük, öğrencinin, seçtiği sanatın nihai gerçeğine ulaşmaya çalıştığı mekân olarak da tanımlanabilir. Aslında çoğu insanın bu tanımlardan sonra dojo olarak ilk aklına getirdikleri öğrencilerin öğrenmek için bulundukları bir öğretim mekânıdır. Bu tanıma uygun olarak jimnastik salonu, spor salonu, stüdyo veya sınıf gibi ortamlarda da eğitim yapılabildiğine göre Dojo’yu bu mekânlardan ayıranın ne olduğu sorusu önem kazanır. Uzakdoğu sporlarının eğitimleri yukarıdaki anlatıldığı gibi birçok mekânda yapılabilmektedir. Fakat bu sporların çok az bir kısmında dojo olarak isim verilen mekânlarda eğitim yapılabilmektedir. Genelde kişiler, bu eğitimleri alırken insanlara zarar vermek, kendilerini zor bir durumdan kurtarmak, savaşmak ya da görünüşlerini değiştirmek gibi amaçlarla eğitime devam ederler. Öğrencilerin amacı genelde yeni bir şeyler öğrenmek, yeni teknikler ve bunlar sayesinde nasıl öldüreceğini öğrenmektir ve bu amaçlar için bu mekânlara gitmektedirler. Dojo aslında dışarıdan bakıldığında teknikleri öğreten ve bu tekniklerde ustalaşılmasını sağlayan<span id="more-119"></span> bir mekândır. Ancak Dojo’da bu tekniklerin öğretilmesi amaç değildir. Bu sadece bir başlangıçtır. Dojo’da esas olan öğrencinin kişisel gelişimidir. Diğer sanatlarda derinlemesine bir öğretim olmaz ama Dojo’da ise sanatın kalbine inilir. Öğrenci Dojo’da tüm dış faktörlerden korunmalı bir ortamdadırlar. Dışarıda olmuş bitmiş her şeyi kafalarından atarak aldıkları eğitime yoğunlaşmak zorundadırlar. Günlük hayattaki tüm sorunlardan uzaklaşılmalı ve sadece eğitime konsantre olunmalıdır. Diğer sanatlarda savaşmak, kavga etmek öğretilir ama Dojo’da ise savasın özü kavranmaya çalışılır. Bir okulda kişiye yeni bir şeyler öğretmek amaçlanır, dojo’daki amaç ise kişiyi yeni bir şeye dönüştürmektir. Dojo’da öğrencilerin meslekleri, eğitim düzeyleri, sosyal statüleri, ırk, din ve dilleri ne olursa olsun herkes eşittir. Öğrencilerin seviyeleri o sanatla ne kadar uğraştıkları ve ne kadar uzmanlaştıkları dışında hiç bir şey ile ölçülmez. Esas olan sanatı ne kadar anlayabilmiş olmaktır. Öğrenci dojo’da mutlaka bu seviye farkına uymak zorundadır. Öğrenci mutlaka Dojo’ya ve Sensei’ye saygı göstermeli, tam bir teslimiyet içerisinde sanatı öğrenmelidir. Bu yüzden de öğrencinin eğitime kabul edilebilmesi için en önemli şart öğrencinin eğitilebilir olduğunun saptanmasıdır. Eğitim için Dojo’ya gelen her örgenci kayıtsız şartsız sensei’ye saygı göstermeli, sense’nin tüm söylediklerine harfiyen uymalıdır. Sensei kişinin ruhsal gelişiminde, sanatta derinleşmesinde örgenciye yol gösterecektir. Öğrenci her zaman Sensei rehberliğinde olacaktır, sense’iye hiç bir zaman gelişigüzel ve saygısız hareket edilemez bunu sensei açık olarak söylemese de öğrencinin saygılı olması her zaman uymak zorunda olduğu bir kuraldır. Son olarak Dojoyu diğer sınıflardan ayıran en önemli özelliği belirtmek gerekirse, Okulda örgencilere tüm teknikler, tüm yenilikler, tüm disiplinler savaşı öğretmek içindir, dojo’da ise alınan tüm disiplinler, tüm çalışmalar, kişinin sanatında derinleşmesine, bu sayede kişiliğinin değişmesine ve sonuç olarak savaşmak yerine ölmeyi öğrenmesini sağlamaktadır.</p>
<p><em>Yukarıdaki yazı Sertan Şencel tarafından yazılmıştır.</em></p>
<img src="http://feeds.feedburner.com/~r/AikidoTeknikleri/~4/460287858" height="1" width="1"/>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo.html/feed</wfw:commentRss>
		<feedburner:origLink>http://www.aikidoteknikleri.com/dojo.html</feedburner:origLink></item>
	</channel>
</rss>
