Nedir bu “Ki”
Aikido’ yu günümüze taşıyan Morihei Ueshiba bu kuvveti “ Ki ” diye isimlendirmişti. Batı uygarlıkları açısından pek bir anlam ifade etmeyen “Ki” enerjisi Çin ve Japon kültürlerinde çok özel bir yere sahiptir. “Yaşam gücü” anlamını da içeren “ Ki ” nin her insanda potansiyel olarak var olduğuna inanılır. Japon dilinde “zayıf ki’ye sahip olmak” hasta olmak anlamına gelir.
” Ki ” kavramının Doğu kültürlerindeki kökleri çok derindedir. Bir enerji biçimi olarak tasvir edilen “ Chi ” aynı zamanda hava anlamına da gelmektedir. Bu kavram etrafında yürütülen tartışmayı iyice anlayabilmek için Batı ve Doğu kültürleri arasındaki bazı farklılıkların altını çizmek gerekiyor. Bunlardan ilki iki kültür bölgesindeki farklı ölümsüzlük anlayışlarıdır.
Taoculuğa göre ölümsüzlüğe ulaşmak ancak kişinin kendi bedeniyle mümkündür. Bu yüzden ölümsüzlüğü isteyen bedenine de iyi bakmak durumundadır. Kaldı ki insan bedeninde bu imkan potansiyel olarak mevcuttur. Yeter ki bedensel ve zihinsel bazı uygulamalarla çeşitli nefes egzersizlerine başvurulsun. Tüm bu uygulamalarda ana amaç yaşam soluğu “ Chi ” yi korumak ve güçlendirmektir. Böylelikle beden yaşlanacak ama ölmeyecektir. Batı ve Doğu mitolojileri karşılaştırıldığında da iki ayrı “ ölümsüz ” tipinin varlığı hemen fark edilecektir. Batı mitolojilerindeki hep genç kalan “ Ölümsüz ” lere karşı, Doğu’nun “ Ölümsüzleri ” yaşlıdırlar .
Doğu kültürleri her insanda potansiyel olarak var olduğunu düşündükleri “ Chi ” yi arttırmanın yolları üzerinde kafa yorarken nefes egzersizlerini geliştirdiler. Ama chi’yi geliştirme yalnızca nefes egzersizleri ile sınırlı değildi. Bu çalışmalar bir takım bedensel çalışmalar ve meditasyon gibi zihine yönelik egzersizlerle bir bütün olarak ele alınıyordu. Örnek vermek gerekirse Aikido ve Tai Chi gibi disiplinlerin asıl ortaya çıkış nedenleri savunma değil, ki enerjisini çoğaltmaktı. Morihei Ueshiba, bedensel ve zihinsel esnekliği sağlayan Aikido egzersizlerinin uygulayanlardaki “ Ki ” yi arttırdığını iddia ediyordu. “ Ki ” olgusu Aikido açısından bakıldığında o kadar merkezi bir yerdeydi ki, Ueshiba’nın ölümünden sonra ardılları arasında bu konu yüzünden önemli bir de ayrılık yaşanacaktı.
Doğu Kültürü’ne göre “ Ki ” enerjisi vücutta çeşitli kanallar sayesinde dolaşır. İnanışa göre “ Ki ” yi vücudumuzda çeşitli kanallar yoluyla dolaşabilmektedir. Kulağa tuhaf gelen bu önerme aslında tüm geleneksel Doğu tıbbının da temelini oluşturmaktadır. Örneğin günümüzde birçok yerde kullanılan akupunktur da aynı temel üzerinde şekillenir. Bu uygulamada da amaç hayali enerji kanallarına batırılan iğnelerin yardımıyla chi enerjisini gerekli yerlere yönlendirmektir
Bunun dışında “ Ki ” yi vücutta dolaştırmak ancak bazı özel durumlarda gereklidir. Savaş sanatları da bu özel durumlarla ilgilidirler. “ Ki ” yi vücutta yönlendirmek ancak zihnin yardımıyla mümkündür. Ama onu tazelemek ve denetim altına almak için doğru nefes alıp vermeyi bilmek gerekir. “ Doğru ” kelimesinin kullanılış nedeni Doğu kültürlerinde temel olan “ Diyaframı kullanarak nefes alıp verme” uygulamasının yararlarının günümüzde herkes tarafından kabul görmesidir.
Günümüzde sporcuların performanslarını arttırmak için hem zihinsel hem de bedensel bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Savaş sanatlarının ise daha çok beden yoluyla zihni etkileyecek teknikler üzerinde durduğu görülüyor.


















